HEVR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEVR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEVR: Birisini itham etmek, töhmet. Zan. Takdir ve tahmin etmek. * Binayı yıkmak, yıkılmak. * Sulu, ağaçlı yer. * Koyun sürüsü.

Sponsorlu Bağlantılar

HEVR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAZR: Bir şeyi takdir ve tahmin etmek, nazar ile tahmin etmek. * Çehresini ekşitip çirkin olmak. Devamını Oku

  • FARZÎ: Farzedilene, tahmin olunana dair. Takdir ve tahmin usulüne dayanan ve ona müteallik. Devamını Oku

  • TEKEŞŞÜF: Açılmak, görünmek, sıyrılmak, meydana çıkmak. * Rüsvay olmak. Sırları açığa çıkmak. Devamını Oku

  • ASEF: (Asf) Büyük kadeh. * Bir şeyi almak. * Yoldan çıkmak. Zulüm eylemek. Körü körüne gitmek. * Birisini istihdâm eylemek. Irgatlık etmek, tarlada işçilik etmek. * Ölüm. (Kamus’tan alınmıştır.) Devamını Oku

  • TAKYİZ: Kırılmak. * Takdir etmek. * Sövmek. Devamını Oku

  • TAKVİZ: Binayı yıkmak. Devamını Oku

  • TA’CİZ: (Acz. den) Huzursuz kılmak, rahatsız etmek, sıkıntı vermek, canını sıkmak. * Eğlendirmek. * Âciz etmek. * Kadının ihtiyarlayıp âcizleşmesi. Devamını Oku

  • ENDAZE: f. Ölçü, mikyas. * Arşının bez, basma vesâire ölçmeğe mahsus küçük cinsi. (60 cm.dir) * Tahmin, takdir. * Derece, mertebe. * Mc: Hesap. Devamını Oku

  • KARF: Töhmet etmek, ayıplamak. * Ayıp isnad etmek. * Dibâgat olunmuş deriden yapılan dağarcık gibi bir kap. Devamını Oku

  • ECEL: Her mahlukun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti. Âhirete göç etmek. * İleride olacağı şüphesiz olan. * Allah’ın takdir ettiği ömür. Devamını Oku

  • ECEL: Her mahlukun ve canlının Allah tarafından takdir edilen ölüm vakti. Âhirete göç etmek. * İleride olacağı şüphesiz olan. * Allah’ın takdir ettiği ömür. Devamını Oku

  • TEŞYİD: Müşeyyed etmek. Binayı yükseltip sağlamlaştırmak. Devamını Oku

  • NEŞNEŞE: Koyun derisini yüzmek. * Zırh sesi. * Su kaynarken ötüp ses çıkmak. Devamını Oku

  • FARZ: Bir kimseyi bir vazifeye tayin etmek veya maaş bağlamak. Bir kimsenin kendi nefsine âid iken başkasına hibe ettiği muayyen bir şey. (Bunun zıddı “karz”dır.) * Takdir veya beyan eylemek. * Bir şeyi delmek, gedik açmak. * Bir dâvaya mevzu ve rükün kılınan husus. * Addetmek, saymak, tutmak. * Fık: Din hususunda icrası vâcib, terki Devamını Oku

  • TAKRİB: Yaklaştırma. Aşağı yukarı ve tahmin ile kat’i olmayan şey söyleme. Tahmin. * Yolunu bulma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar