HEMEZE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEMEZE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEMEZE: Vesvese. Şeytanın desisesi. Kuruntu.

Sponsorlu Bağlantılar

HEMEZE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • LÜMME-İ ŞEYTÂNİYE: şeytanın vesvesesi. Şeytanın verdiği kuruntu. Devamını Oku

  • MAGLATA-İ ŞEYTANİYE: İnsanları aldatmak ve yoldan çıkarmak için söylenen karıştırıcı sözler. Şeytanın insan kalbine vesvese vermesi. Devamını Oku

  • HAVATIR-I ŞEYTANİYE: Şeytanî vesvese ve düşünceler. Devamını Oku

  • HUTUVAT-I SİTTE: Altı adım. (Kur’an-ı Kerim’deki “Hutuvat-üş şeytan” tabirinden istifaze ile, şeytanların ve onların insî mümessilleri olan şerir insanların fitnekâr ve dalâlete sevkedici adımları, izleri ve desiseleri gibi mânalarla alâkalı olarak “bir mühim eser”e verilen isim) Şeytanın altı desisesi. Devamını Oku

  • HADŞE: (C.: Hadeşât) Vesvese, kuruntu, merak, ye’s, üzüntü, hüzün. Devamını Oku

  • HANNAS: (El-Hannâs) (Hunus. dan) Geri çekilerek veya büzülerek, sinerek fırsat bulunca vesvese vermek için dönüp gelen. Sinsi şeytan. Besmeleyi işitince kaçan, gaflete dalınca musallat olan şeytan. (Bak: Hunnes) Devamını Oku

  • MAL-İ HULYA: f. Vesvese, kara sevdâ, kuruntu, boş hayaller. Devamını Oku

  • MERAKÎ: Vesvese ve kuruntu içinde bulunan kimse. * (Mirkat. C.) Merdivenler, basamaklar. Devamını Oku

  • LÜMME: Nişan. Alâmet. Damga. Nokta. * Vesvese, kuruntu. * Çok cemaat, çok kalabalık.(İnsan küçük bir âlem olduğu gibi, âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan o büyük insanın bir fihristesi ve hulâsasıdır. İnsanda bulunan nümunelerin büyük asılları, insan-ı ekberde bizzarure bulunacaktır. Meselâ: Nasılki insanda kuvve-i hâfızanın vücudu, âlemde Levh-i Mahfuz’un vücuduna kat’i delildir. Öyle Devamını Oku

  • BELBELE: (C.: Belâbil) Vesvese vermek, gamkin etmek, kuruntu vermek. Devamını Oku

  • VELEHAN: Akıl gidip tembel olmak. * İbadet ederken vesvese veren şeytan. Devamını Oku

  • KUSUR: Noksanlık. Eksiklik. Noksan ve âcizlik. İhmal. Tedbirsizlik. * Cem’ olmalar. * Pahalanmak. *Eksilmek. * Şiddetli olan şeyin yavaşlayıp sâkin olması. * Bereketlenmek. * İmtina’, âciz olmak. * Bir hesabın üstü. Artan kısım. * (Kasr. C.) Kasırlar. Saraylar. Köşkler.(Şeytanın mühim bir desisesi : İnsana kusurunu itiraf ettirmemektir. Tâ ki, istiğfar ve istiâze yolunu kapasın. Hem Devamını Oku

  • VESVESE: Şübhe. Tereddüt. Kuruntu. Aslı olmayan ihtimaller.(Vesvese, lügatta hışırtı, fısıltı gibi gizli ses demektir. Bu münasebetle gönülde tevali ve tekerrür eden gizli söze vesvese; ve bir nefse böyle bir söz ilka etmeğe de, vesvese vermek tâbir olunur.) (E.T.)(Arkadaş! Vesvese ve evham zulmetleri içinde yürürken, Resul-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın sünnetleri birer yıldız, birer lâmba vazifesini gördüklerini Devamını Oku

  • İSTİĞFAR: (Gufran. dan) Afv dilemek. Cenab-ı Hak’tan kusurlarının affedilmesini, günahlarının bağışlanmasını dilemek. Tevbe etmek. Yalvarmak. ” Estağfirullâh” demek.(Cehennem azabını intaç eden büyük bir günahı işleyen bir adam, Cehennem’in tehdidatını işittikçe istiğfar ile ona karşı siper almazsa bütün ruhiyle Cehennem’in ademini arzu ettiğinden küçük bir emare ve bir şüphe Cehennem’in inkârına cesaret veriyor. L.)(Şeytanın mühim bir Devamını Oku

  • İBLİS: İnsanları Allah yolundan çıkarmağa çalışan şeytan. (Bak: Hannas, Şeytan) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar