HEMEZAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEMEZAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEMEZAT: (Hemeze. C.) Kuruntular, vesveseler, şüpheler, tereddütler.

Sponsorlu Bağlantılar

HEMEZAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HEVACİS: (Hâcise. C.) Vesveseler, kuruntular. Akla gelen kötü düşünceler. Devamını Oku

  • MÜTEREDDİDÎN: (Mütereddid. C.) Karar veremeyenler, tereddüt edenler, kararsız kişiler. * Bir yere gidip gelenler. Devamını Oku

  • MÜTEREDDİDÂNE: f. Kararsızlıkla. Tereddüd ederek. * Bir yere gidip gelerek. Devamını Oku

  • HEMEZE: Vesvese. Şeytanın desisesi. Kuruntu. Devamını Oku

  • TEREDDÜDÂT: (Tereddüd. C.) Tereddüdler. Devamını Oku

  • TEŞKİKÂT: Şek ve şüpheler. Şüphede bırakmalar. Devamını Oku

  • RÜYUB: (Reyb. C.) şekler, şüpheler. Devamını Oku

  • VEHMİYYÂT: (Vehmiyye. C.) Vehimler, kuruntular. Devamını Oku

  • MEVAIZ: (Mev’ıza. C.) Öğütler, nasihatlar. Devamını Oku

  • ŞEVAİB: (Şâibe. C.) Kusurlar, lekeler, noksanlar, ayıplar. * Şüpheler $* Eserler, izler, nişânlar. Devamını Oku

  • NESAİH: (Nesâyih) (Nasihat. C.) Nasihatler, öğütler. Devamını Oku

  • NASAYİH: (Nasihat. C.) Nasihatlar. Öğütler. Devamını Oku

  • EVHAMIN MÜDAFAASI: Vehimlerin def’edilmesi, kuruntuların kovulması. Devamını Oku

  • VESAVİS: (Vesvese. C.) Vesveseler. Devamını Oku

  • MUGAN: (Mug. C.) f. Mecusiler, ateşe tapanlar. Zerdüştler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar