HEM-DİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEM-DİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEM-DİL: f. Fikirleri, düşünceleri aynı olanların her biri. Bir maksad ve istekte bulunanları beheri.

Sponsorlu Bağlantılar

HEM-DİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ETBA': Tâbi olanlar, bağlı olanlar, emri altında bulunanlar. (Cenâb-ı Hakka ve Resul-ü Ekreme (A.S.M.) tâbi ve muti olan veli bir üstâdın ve bir mürşid-i ekmelin gösterdiği Hak ve hakikat, iman ve Kur’ân yolunda gidenler, ona tâbi’ olanlar.) Devamını Oku

  • HISIM: Soyca ve evlenme neticesinde aralarında bağ bulunanların beheri. Akraba. Devamını Oku

  • SAFHA: Aynı şey üzerinde görülen değişik hâllerden her biri. * Bir şeyin gözle görülen yüzlerinden her biri. * Kısım. * Bir şeyin düz yüzü. * El ayası. * Bir hâdisede birbiri ardınca görülen hâllerin beheri. * Yazılmış ve yazılabilir sahife. Devamını Oku

  • HUZZÂR: (Hâzır. C.) Hazır olanlar, hazır bulunanlar, huzurda ve gözönünde olanlar. Devamını Oku

  • MESBUK-UL EMSÂL: Benzerleri ve emsali önceleri de görülmüş ve geçmiş. Devamını Oku

  • HEM-PAYE: (C.: Hempâyegân) f. Bir pâye ve rütbede olanların beheri. Devamını Oku

  • ŞEVAİ': (Şâyi’. C.) Yayılmış bulunanlar. Şâyi olanlar. Devamını Oku

  • HAZİRÎN: (Hâzır. C.) Meydanda, gözönünde olanlar, huzurda bulunanlar. Devamını Oku

  • MÜTEZEHHİDÎN: (Mütezehhid. C.) Zâhid olanlar, dine çok bağlı bulunanlar. Devamını Oku

  • GAVAFİL: (Gafile. C.) Gafiller, gaflette bulunanlar. Devamını Oku

  • NAKISAT: (Nâkıs. C.) Nâkıslar. Noksanı olanlar. Eksiği bulunanlar. Devamını Oku

  • İHSAN-DİDEGÂN: (İhsandide. C.) İyilik görmüş olanlar, bahşiş almış kimseler, minnettar bulunanlar. Devamını Oku

  • ASHÂB-I MEŞ’EME: Uğursuz, kötü, dine muhalif olanlar.* Solak, sol tarafta, alçak mevkide bulunanlar. Devamını Oku

  • DERECE: (C.: Derecât) Yukarıya çıkacak basamak. * Dairenin bölündüğü dilim. 360 kısmın beheri ki, açıları ölçmeye yarar. * Termometrenin bölündüğü kısımların beheri. Mertebe, paye. * Miktar, rütbe. Devamını Oku

  • MÜTEKÂMİLÎN: Tekâmül etmiş olanlar. Kâmil ve olgun kimseler. Allah’ın emrine uygun şekilde hareketi alışkanlık hâline getirmiş olanlar. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar