HEFVE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HEFVE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HEFVE: (C.: Hefevât) Sürçme, ayak kayması. * Mc: Hata, yanılma. Zelle.

Sponsorlu Bağlantılar

HEFVE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HEFEVAT: (Hefve. C) Yanlışlıklar, yanılmalar. * Ayak kayması. Sürçmeler, kaymalar. Devamını Oku

  • ASERAT: Sürçmeler, yanılmalar. * Ayak kayması. Devamını Oku

  • HABT U HATA: Düzensizlik, yanlış, hata. Devamını Oku

  • HATA-YI ADLÎ: f. Adalet dairesine âit hata, yanlışlık. Devamını Oku

  • HATA ENDER HATA: Kusur içinde kusur. Hatâ içinde hata. Devamını Oku

  • TAHTİE: Bir kimseyi veya bir şeyi hatalı görmek, hata isnad etmek, yanıltmak. “Bu hatadır” diye iddia etmek. * Ist: “Mezhebim haktır, hata ihtimali var. Başka mezheb hatadır, savaba ihtimal var” diyenler ki, bu hatalı anlayışa izafeten “Tahtie” denmiştir. Devamını Oku

  • IZLAK-I AKDÂM: Ayakların sürçüp kayması. Devamını Oku

  • HEYELAN: Toprak kayması. Devamını Oku

  • PA-NİHADE: f. Ayak koymuş, ayak basmış. Gelmiş, ulaşmış, vâsıl olmuş. * Doğmuş, tevellüd etmiş. Devamını Oku

  • MENKEL: Ayak bileziği. Süs olarak kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik. Devamını Oku

  • ZELAK: (Zelk) Yolmak (tıraş gibi). * Sürçmek. Ayağın kayması. Devamını Oku

  • HİDAM: (Hizmet. C.) Hizmetler. Vazifeler. * (Hademe. C.) Devenin ayaklarına bağlanan halkalar, kayışlar. Ayak bilezikleri, ayak köstekleri. Devamını Oku

  • BAHAS: Deve tırnağı. * Ayak eti. * Parmak diplerinin ayak tarafındaki etleri. * Gözün üstünde veya altında beliren yumruca et. Devamını Oku

  • ATBAN: Tek ayak üstüne sıçramak. * Davarın üç ayak üstüne yürümesi. Devamını Oku

  • KALEMGİR: f. Yazı yazarken kalemin kâğıda takılmadan rahatlıkla kayması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar