HAZİNEDARÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HAZİNEDARÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HAZİNEDARÎ: f. Hazinedarlık.

Sponsorlu Bağlantılar

HAZİNEDARÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAZİNEDAR: f. Malı muhafazaya me’mur olan. Devamını Oku

  • AYİNEDAR: f. Ayna tutan. * Eskiden, bir büyük adamın giyinirken aynasını tutmakla vazifeli hizmetçi. * Berber. Devamını Oku

  • İŞHAZ: Keskinleştirme, bileme. Devamını Oku

  • HAZÎ: Ateş yakmak. Devamını Oku

  • HAZÎRE: Etrafında duvar veya çit bulunan ağıl, bahçe. * Mezarlık. Devamını Oku

  • LİHAZ: Düşünme, mülâhaza etme. * Riâyet etme, uyma. Söylenen sözü kabul edip yerine getirme. Devamını Oku

  • HAZİYY: Mertebeli, değerli kişi. * Yarış atlarının sekizincisi. Devamını Oku

  • İÇ HAZİNE: t. Osmanlı İmparatorluğu zamanında sarayda muhafaza edilen bir kısım paralar. Devamını Oku

  • İMTİHAZ: Hâlis, katıksız ve saf olma. Durulanma. Devamını Oku

  • HAZİNE-İ EVRAK: Evrak hazinesi. Arşiv. Devamını Oku

  • ÖMR-Ü HAZİN: Hazin ömür. Hüzünlü hayat. Devamını Oku

  • HAZİNE-MÂNDE: f. Şahıs üzerinden kaydı silinerek devlet hazinesine kalan mal veya para. Devamını Oku

  • HAZİL: Yüzsüz, alçak, âdi, dönek, kalleş. Devamını Oku

  • MİŞHAZ: Bileği taşı. Devamını Oku

  • HAZÎN: Hüzünlü. Keder meydana getiren. Acı uyandıran. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar