HAYT-UL EBYAZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HAYT-UL EBYAZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HAYT-UL EBYAZ: Fecir zuhurunda ufukta ip şeklinde görülen beyazlık.

HAYT-UL EBYAZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • NEHAR-I EBYAZ: Gündüzün beyazlığı, gündüze benzeyen beyazlık. Beyazlığın parlaklığı. Devamını Oku

  • HAYTÎ: Tel şeklinde olan. Devamını Oku

  • HAYT-I NURANÎ: Nurlu bağlantı. Nurâni râbıta. Devamını Oku

  • MEVT-İ EBYAZ: Ani ölüm. * Açlık. Devamını Oku

  • DERYA-YI EBYAZ: Akdeniz. Devamını Oku

  • HAYT-UL ESVED: Güneş battıktan so a ufakta görülen siyahlık. Devamını Oku

  • HAYT: İp. Kalın ip. * İplik. Bağ. * İki şeyi birbirine bağlayan. * Dikiş dikmek. * Tanyeri ağarması. Devamını Oku

  • EBYAZ: Beyaz. Akça. Parlak. Daha parlak. Sefid olan. Devamını Oku

  • BAHR-İ EBYAZ: “Beyaz Deniz” İskandinavya Yarımadasının doğusunda Kanin Yarımadasına kadar olan deniz. Devamını Oku

  • DAHVE: İlk kuşluk vakti. Güneşin ufukta ilk yükselip yayılmaya başladığı an. Devamını Oku

  • TOPUZ: t. Ucu top şeklinde sopadan ibâret eski silâh. * Top şeklinde toplanmış saç. * Kısa ve tıknaz kimse. Devamını Oku

  • İHTİLAF-I METALİ’: Güneş, ay gibi gök cisimlerinin ufukta doğdukları yerin farklı oluşu. Devamını Oku

  • İHTİLAF-I METALİ’: Güneş, ay gibi gök cisimlerinin ufukta doğdukları yerin farklı oluşu. Devamını Oku

  • RİŞTE: f. Tel, iplik, hayt. Devamını Oku

  • RİŞTE: f. Tel, iplik, hayt. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar