HAYSÜ LÂYEŞ’UR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HAYSÜ LÂYEŞ’UR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HAYSÜ LÂYEŞ'UR: Hissedilmeksizin. Bilinmedik, duyulmadık cihetten.

Sponsorlu Bağlantılar

HAYSÜ LÂYEŞ’UR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAYSİYET-ŞİKEN: f. Haysiyet kıran. Devamını Oku

  • HAYSİYET: İtibar. Şeref. Değer. Kıymet. Derece. Câh. Mesned. Mertebe. Devamını Oku

  • MİN-HAYSÜ-LAYAHTESİB: Hesab edilmedik ve umulmadık yerden veya kadar (mânasında). Devamını Oku

  • HAYS: Saygı, hürmet, itibar. * Alâka, ilgi. Cihet, itibar. Devamını Oku

  • HAYSÜ: İtibariyle, bakımından. * Hangi yerde? Hangi? Devamını Oku

  • MİN-CİHETİN: Bir cihetten, bir bakıma göre. Devamını Oku

  • MİN-VECHİN: Bir bakımdan, bir cihetten. Devamını Oku

  • FETTAH: (Fetih. den) En iyi, en çok fetheden. Darlıktan kurtaran. Her şeyi en iyi cihetten açan. Her şeyi açan. Zabteden Allah (C.C.) Devamını Oku

  • ŞART EDATLARI: (Huruf-u şartiye) Bunlara “Şart isimleri” de denir. Arapçada şart mânâsını ifade eden edatlar: İn, Men, Ma, Mehmâ, Eyyü, Metâ, Eynemâ, Eyyâne, Ennâ, Haysümâ, Keyfemâ. $Bu edatlar iki fiili (şart ve ceza fiillerini) cezmederler. Şart mânâsını ifade eden edatlardan so a gelen ilk fiil, şart; ikincisi de, cevab veya ceza adını alır. İkinci fiilin Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

  • MEVADD-I ZÜLÂLİYE: Azotlu maddeler. Devamını Oku

  • TENEZZÜLÂT-I İLÂHİYE: Cenab-ı Hakk kelâmiyle, kullarının anlayış seviyelerine göre konuşması ve derin hakikatları, anlıyabilecekleri ifadelerle beyan etmesi. Devamını Oku

  • ELEM: Ağrı. Acı. Keder. Sancı. Dert. Gam. Kaygı.(Ey arkadaş! Bütün lezzetler imanda olduğu gibi, bütün elemler de dalâlettedir. Bunun izahı ise; bir şahıs, kudret-i ezeliye tarafından adem zulümatından şu korkunç dünya sahrasına atılırken gözünü açar, bakar. Bir lütuf beklediği zaman, birdenbire düşmanlar gibi hastalıklar, elemler, belâlar hücum etmeye başlarlar. Bir meded bir yardım için müsterhimane Devamını Oku

  • ÂLİYE: Yüksek, yüce. Şerif ve aziz olan. * Necid ve Hicaz ülkesi. * (C.: Avali) Süngü başı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar