HAVÂSS-I REFİA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HAVÂSS-I REFİA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HAVÂSS-I REFİA: Tar: Eyüp Kadılığı eskiden Çatalca'ya kadar uzanır ve Çatalca'da kadının bir vekili bulunurdu. İkinci meşrutiyete kadar bütün mahkeme işleri, kadının tayin ettiği bir naib tarafından idare edilirdi. Meşrutiyet devrinde diğer kadılara yapıldığı gibi, Eyüp Kadılığına da maaş bağlandı. Şer'î ve nizamî mahkemeler birleştirilince havâss-ı refia ortadan kaldırıldı.

Sponsorlu Bağlantılar

HAVÂSS-I REFİA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • CERİDE-İ HAVÂDİS: 1840’da Çörçil ismindeki bir İngiliz tarafından çıkarılan ilk hususî gazete. Devamını Oku

  • REFİL: Kaftanını yukarı kaldırıp sallana sallana yürüyen. * Ahmak kimse. * Kuyruğu uzun at. Devamını Oku

  • HAV: Çuha ve buna benzer kumaşların ters yüzlerinde bulunan tüy. * Şeftâli gibi bazı meyvelerin üzerlerinde bulunan ince tüy. Devamını Oku

  • HAVİ: İçine alan, ihtiva eden, kaplayan. Câmi’. * Biriktirici. * Kuşatan. Devamını Oku

  • HAVİL: (C.: Huvel) Hizmetkâr. Devamını Oku

  • HAVŞEB: Köstek yeri. Devamını Oku

  • HAVİYYE: Çocuk doğuran kadına loğusa yemeği yedirmek. * Namaz kılan kimsenin, secde halinde iken, karnını uyluğundan yukarı tutması. Devamını Oku

  • HAVÂSS: (Hâss – Hâssa. C.) Hâslar. Hâssalar. Keyfiyetler. Hususlar. * Dindarlık ve doğruluğu ile, ilmiyle âmil olup mâneviyat mertebelerinde yükselmekle makbul ve muteber olan zatlar. * Zenginler sınıfı. * Kur’anî ve manevî sırlara ve hususlara vâkıf bulunan, ilim, ibadet, tâat ve takva yolunda yükselerek mümtaz olan Evliyâullah. Herkesin hürmet ettiği büyük zevât. * Manevî te’sir Devamını Oku

  • RÜHAVÎ: f. Urfa’lı. Devamını Oku

  • HAVİYE: Şenliksiz olan yer. Harabe. Issız, boş yer. * Sâkıt. Göçük, çökük. Devamını Oku

  • HAVÂSS-I HÜMAYUN: Tar: Osmanlı İmparatorluğunun fütuhat devirlerinde (yükselme devri) fethedilen araziden devlet hazinesine ayrılan kısım. Her yer zaptedildikçe, arazi: timar, zeamet ve has namıyla üç sınıfa ayrılırdı. Meselâ 250 köyden müteşekkil bir sancağın 100-150 köyü ikişer üçer köy olarak 40-50 tımara ayrılır, harpte başarı gösteren askerlere dağıtılırdı. Kalanı zeamet ve has itibar edilerek bundan vezirlere, Devamını Oku

  • HAVLE (HAVÂL): Çok fazla döndürmek veya dönmek. Devamını Oku

  • HİDDET-İ HAVÂS: Duyguların keskinliği. Devamını Oku

  • HAVÂTİM-İ RESMİYYE: Resmî mühürler. Devamını Oku

  • EHASS-ÜL HAVÂS: En hâlisin hâlisi. Şuhudi imân sahibleri olan evliyalar. Cenab-ı Hakk’a yakınlık kazananların en hâlisi olan enbiyâ ve evliya. Efdallerin efdali, sâlihlerin sâlihi. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar