HATIB Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HATIB kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HATIB: (Hatab. dan) Oduncu, odun toplayan. * İyiyi kötüyü ayırd edemeyen kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

HATIB ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HATIB-I LEYL: Geceleyin odun toplayan kimse. * Mc: Mânâsız ve saçmasapan sözler konuşan adam. Devamını Oku

  • HATAB: (Hatb) Odun. * Kinaye olarak “Dedikodu, nemime” ye de odun denilir. Devamını Oku

  • İHTİTAB: (Hatab. dan) Odun toplamak, odun kesmek. Devamını Oku

  • HATTAB: Oduncu. Odun satan. Devamını Oku

  • MUHTETIB: (Hatab. dan) Koruluk, orman, meşelik. * Odun toplıyan. Devamını Oku

  • HASUR: Mânevi mücahededen dolayı kadınlara yaklaşmaya rağbet etmeyen. * Sır saklayan. Keder ve üzüntüden gönlü daralan, tasadan içi sıkılan. * Çok bahil kimse. (Halkla yer ve içer, birşey vermez) * Oğlu ve kızı olmayan. * Avrete cimâ edemeyen. * İhlili dar olan deve. Devamını Oku

  • HÎZEM: f. Yakacak odun. Yakıt olarak kullanılan odun. Devamını Oku

  • NEKKAD: Bir şeyin iyisini kötüsünü seçen kimse. * Paranın sağlamını kalpından ayıran. * İmam, hatib ve kayyum gibi hizmet sahiblerinin, vazifelerine devam edip etmediklerini murakabe ve devam etmiyenlere tenbihat, icra ve devamsızlıkları tesbit eden vazifeli kişi. Devamını Oku

  • BÂC-GİR: f. Vergi toplayan kimse. Vergi toplama memuru. Devamını Oku

  • AHTAB: (Hatab. C.) Odunlar. Devamını Oku

  • SUKATAÇİN: f. Kırıntı, döküntü toplayan. Artık toplayan. Devamını Oku

  • BAKÛRE: Sığır sürüsü. * Budala. Fayda ile zararı birbirinden ayırt edemeyen. Devamını Oku

  • AKL-I SELİM: (Hiss-i selim) İyiyi kötüyü farkedip, insana hak ve hakikatı, iman ve İslâmiyeti tâkib ettiren akıl ve düşünüş. Normal ve müsbet düşünce. Devamını Oku

  • HUTBEHAN: f. Hutbe okuyan, hatib. Devamını Oku

  • MUNKABIZ: Sıkıntılı. Mânevi sıkıntı. * Çekilmiş. Büzülmüş. Daralmış. Toplanmış. * Barsakları sıkışmış. Kazâ-i hâcet edemeyen. Kabız. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar