HANNAS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HANNAS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HANNAS: (El-Hannâs) (Hunus. dan) Geri çekilerek veya büzülerek, sinerek fırsat bulunca vesvese vermek için dönüp gelen. Sinsi şeytan. Besmeleyi işitince kaçan, gaflete dalınca musallat olan şeytan. (Bak: Hunnes)

Sponsorlu Bağlantılar

HANNAS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HANNASÎ: Şeytanla alâkalı. Devamını Oku

  • HUNNES-KÜNNES: Hunnes, Hânis’in; Künnes de Kânis’in çoğuludur. Kânis, süpüren mânasınadır. Umumiyetle, akıp akıp yuvalarına giden veya aynı yollarında gidip gelen yıldızlar demektir. Bazılarınca gündüz gaib, gece zâhir olan yıldızlara denir. Ekseriyetle yedi seyyar yıldızlara denmiştir. (Zuhal, Müşteri, Merih, Zühre, Utarid, Uranüs, Neptün) Devamını Oku

  • MAGLATA-İ ŞEYTANİYE: İnsanları aldatmak ve yoldan çıkarmak için söylenen karıştırıcı sözler. Şeytanın insan kalbine vesvese vermesi. Devamını Oku

  • HAVATIR-I ŞEYTANİYE: Şeytanî vesvese ve düşünceler. Devamını Oku

  • AİD: Geri gelen, dönen. Râci. Dâir. * Bir kimse veya bir şeyle ilgili olan. * Hastayı ziyaret eden. Devamını Oku

  • HEMEZE: Vesvese. Şeytanın desisesi. Kuruntu. Devamını Oku

  • BELBELE: (C.: Belâbil) Vesvese vermek, gamkin etmek, kuruntu vermek. Devamını Oku

  • HUNUS: Rücu etmek, vazgeçmek, geri dönmek. * Örtülü olmak. * Tehir etmek, so aya bırakmak. Devamını Oku

  • KERR U FERR: Muharebede geri çekilerek tekrar hücum etmek. Devamını Oku

  • İADE: Geri vermek. Eski haline getirme. * Mukabilini yapma. Karşılığını yapma. * Avdet ettirmek. * Edb: Bir mısraın veya beytin son kelimesini, kendisinden so a gelen mısra veya beytin ilk kelimesi olarak kullanma sanatı. İade’li şiire “muâd” da denmektedir.Ey vücud-u kâmilin esrar-ı hikmet masdarıMasdarı zatın olan eşyâ sıfatın mazharıMazharı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretinSafha-i Devamını Oku

  • VELEHAN: Akıl gidip tembel olmak. * İbadet ederken vesvese veren şeytan. Devamını Oku

  • ŞEYTAN: İblis. (Cenab-ı Hakk’ın emrine isyan ettiğinden rahmetinden kovulmuş, şerleri ve muzır şeyleri temsil eder ve ateşten yaratılmıştır. Bütün melekler Cenab-ı Hakk’ın emriyle Hazret-i Âdem’e secde ettiği halde Şeytan: “O, topraktan yaratılmıştır, ben ateşten yaratıldım. Ben ondan daha kıymetli ve yükseğim” diye kibirlenerek, Cenab-ı Hakk’ın emrine karşı gelmiş ve Hazret-i Âdem’e secde etmediğinden, Allah’ın rahmetinden Devamını Oku

  • İDGAM: Gizlemek. * Bir şeyi bir yere koymak. * Tecvidde: Aynı cinsten olan harfleri birbirine katarak iki def’a okumak. Şeddeli okumak veya yazılmak.(Genizden gelen sese gunne dendiği gibi, harfleri şiddetli okumağa idgam deniyor. Konuşurken küçük dil genize çekilerek çıkan ses gunnedir. Gunnenin, bazı kimselerce harf sayılması mecazdır. Çünkü idgâm ikiye ayrılır.Gunnesiz idgam ki; tenvin veya Devamını Oku

  • İDGAM: Gizlemek. * Bir şeyi bir yere koymak. * Tecvidde: Aynı cinsten olan harfleri birbirine katarak iki def’a okumak. Şeddeli okumak veya yazılmak.(Genizden gelen sese gunne dendiği gibi, harfleri şiddetli okumağa idgam deniyor. Konuşurken küçük dil genize çekilerek çıkan ses gunnedir. Gunnenin, bazı kimselerce harf sayılması mecazdır. Çünkü idgâm ikiye ayrılır.Gunnesiz idgam ki; tenvin veya Devamını Oku

  • MÜN’AKİS: Akseden, geri dönmüş, bir yere çarpıp geri gelen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar