HALS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HALS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HALS: Bir şeyi soymak. Çalmak. Kapmak. * Dibinden taze yetişen çayırla karışık olan kuru çimen.

HALS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TELAKKUF: Ağızdan söz kapmak. * İşitmek. * Yutmak. * Sür’atle almak. Devamını Oku

  • KAL’A: Kale. Eskiden yapılan büyük merkezlerin ve şehirlerin bulunduğu etrafı duvarlarla çevrili ve düşmanın hücumundan muhafaza edilen yüksek yerlerde inşa edilmiş yapı. * Çobanın çantası. * Hurma ağacının dibinden kesilen taze fidan. Devamını Oku

  • EBB: (C.: Abâb) Kuru ot. Taze ot. * Mer’a, otlak, çayır. * Kavga etmek veya bir yerden gitmek için hazırlanmak. Devamını Oku

  • NEVRES: (Nevrese) f. Yeni yetişmiş, yeni yetişen, yeni biten. * Genç, taze. Devamını Oku

  • TAZE: f. Yeni kesilmiş, bayatlamamış, taravetli, buruşmamış. * Yeni duyulan, henüz ortaya çıkan. * Kuru olmayan, yeşil. * Genç, körpe. Devamını Oku

  • HAŞEFE: (C.: Haşef-Haşefât) Sünnet mevziine varana kadar olan zeker başı. * Yaşlanmış kuru kadın. * Kuru hamur. * Yumuşak taş. Devamını Oku

  • BEYHUŞT: f. Kökünden çıkarılmış, dibinden koparılmış olan şey. Devamını Oku

  • BEYHUŞT: f. Kökünden çıkarılmış, dibinden koparılmış olan şey. Devamını Oku

  • KERNAFE: (C.: Kürnüf) Dibinden kesilmiş olan hurma ağacının budakları. Devamını Oku

  • KERNAFE: (C.: Kürnüf) Dibinden kesilmiş olan hurma ağacının budakları. Devamını Oku

  • NEVHİZ: f. Genç, taze. * Yeni çıkmış, yeni yetişmiş. Devamını Oku

  • MA’D: Taze hurma. * Taze ot. * Yumuşak. * Yoğunluk, gılzat. * Gitmek. * Çekmek. Devamını Oku

  • MA’D: Taze hurma. * Taze ot. * Yumuşak. * Yoğunluk, gılzat. * Gitmek. * Çekmek. Devamını Oku

  • SIDDÎKİYET: Sadâkat ve doğrulukta en ileri oluş. Çok sâdık olma hâli. Velilik mertebesinin nihâyeti. Peygamberlik mertebesinin bidâyeti olan makam. * Aşere-i Mübeşşere’nin birincisi ve ilk halife olan Hz. Ebubekir’in (R.A.) nâmı ve sıfatıdır. * Çok doğru olup, hiç yalan söylememek. Devamını Oku

  • KABZ: Tutmak. Ele almak. Kavramak. Almak. * Tahsil etmek. Teslim almak. * Amelde zorluk çekmek. * Kuşun süratle uçması. * Mülk. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar