HALBUKİ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HALBUKİ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HALBUKİ: (Hâl bu ki) Hakikat ve doğrusu şudur ki, öyle iken.

HALBUKİ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAKİKATEN: Doğrusu, gerçekten, hakikat olarak. Devamını Oku

  • KIYAS-I TEMSİLÎ: Temsil tarzında yapılan mukayese.(Diyorsunuz ki: “Sen sözlerde kıyâs-ı temsili çok istimal ediyorsun. Halbuki fenn-i mantıkça, kıyas-ı temsili, yakini ifade etmiyor. Mesâil-i yakiniyede bürhan-ı mantıki lâzımdır. Kıyas-ı temsilî, usul-i fıkıh ulemasınca zann-ı galib kâfi olan metalibde istimal edilir. Hem de sen, temsilâtı bazı hikâyeler suretinde zikrediyorsun. Hikâye hayalî olur, hakiki olmaz. Vâkıa muhalif olur?”Elcevab: Devamını Oku

  • ASR-I SÂNİ: İkinci asır. * Ist: Fey-i zevâle ilâveten, herşeyin gölgesi kendi boyunun iki misli daha uzadığı zamandan başlayan ikindi vaktidir. (Fey-i zevâl; güneş tam ortada iken, gölgenin uzunluğudur.) Devamını Oku

  • EHAKK: Daha haklı, pek haklı. Daha doğrusu. En hakiki.(Ey talib-i hakikat, madem hakta ittifak, ehakta ihtilaftır. Bazan hak, ehaktan ehaktır. Hem de olur hasen, ahsenden ahsen. S.) Devamını Oku

  • ASR-I EVVEL: İlk asır. * Ist: Fey-i zevâle ilâveten, herşeyin gölgesi kendisinin bir misli daha uzadığı zamandan başlayıp, iki misli uzayıncaya kadar süren ikindi vaktidir. (Fey-i zevâl; güneş tam ortada iken, gölgenin uzunluğudur.) Devamını Oku

  • ZEYD BİN SABİT (R.A.): Sahabe-i Güzinden ve Aşere-i Mübeşşeredendir. Henüz on bir yaşında iken isteği ile İslâmiyet’i kabul etmiştir. Kur’ân-ı Kerim’i kemiklerde yazılı ve hâfızların ezberinde iken bugünkü şeklinde ilk olarak yazan, bu hizmette en büyük hizmet kendisine nasib olandır. Resul-ü Ekrem’in (A.S.M.) kâtipliğini yapmıştır. Süryanice de öğrenmişti. Hz. Ebu Bekir-i Sıddık’ın (R.A.) hilâfeti mes’elesinde Devamını Oku

  • HAKİKAT-BÎN: f. Hakikatı gören, hakikatı anlayan. Hakikatşinas. Hakikata inanan. Devamını Oku

  • MÜTEKAVVİM: Bozuk iken düzelen, eğri iken doğrulan. * İyi idâre edilen. * Sağlam, muhkem. * Müesses, te’sis edilmiş, kurulmuş. Devamını Oku

  • HAKKAN: Hakikaten, doğrusu. Devamını Oku

  • MÜTAMETTİA: Kâr eden, kazanan, kârlı. (Doğrusu: Mütemettia) Devamını Oku

  • ASVEB-İ AKVÂL: Kavillerin en muhkemi, sözlerin en doğrusu. Devamını Oku

  • FİLHAKİKA: (Fi-l-hakika) Hakikatte, esasında, hakikaten, doğrusu. Devamını Oku

  • SUNAFİR: Her nesnenin hâlisi. Her şeyin iyisi ve doğrusu. Devamını Oku

  • CÜNBÜŞ: Zevk, eğlence. * Hareket, kımıldanma. * Uta benzer bir çalgı. (Doğrusu: Cünbiş’tir). Devamını Oku

  • HAKİKAT-PEREST: f. Hakkı ve hakikatı seven, hakikata inanan. Dürüst, hakikat âşığı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar