HALÂ’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

HALÂ’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HALÂ': Boş, hâli. * Ayak yolu, abdesthane. * Devenin çökmesi.

Sponsorlu Bağlantılar

HALÂ’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HALACA: f. Ayak yolu, abdesthane. Devamını Oku

  • HİDAM: (Hizmet. C.) Hizmetler. Vazifeler. * (Hademe. C.) Devenin ayaklarına bağlanan halkalar, kayışlar. Ayak bilezikleri, ayak köstekleri. Devamını Oku

  • MEMŞA: (Meşy. den) Ayak yolu. Üzerine basıp yürüdükleri yer. Devamını Oku

  • ABDEST-HANE: f. Ayak yolu, helâ. * Abdest alacak yer. Devamını Oku

  • ÇIĞIR: t. Yeni açılan patika yolu. * Ayak izi ile karlı yerde açılan yol. * Başkalarının da uyabileceği yeni bir tarz ve yol. * Çığın açtığı iz, yol.(… Hayat-ı içtimaiye-i beşeriyede bir çığır açan, eğer kâinattaki kanun-u fıtrata muvafık hareket etmezse hayırlı işlerde ve terakkide muvaffak olamaz. Bütün hareketi şer ve tahrib hesabına geçer…L.) Devamını Oku

  • TİNNÎN-İ FELEK: Saman yolu, hacılar yolu. Gökteki husuf ve küsuf mevkileri olan iki düğüm. Devamını Oku

  • TİNNÎN-İ FELEK: Saman yolu, hacılar yolu. Gökteki husuf ve küsuf mevkileri olan iki düğüm. Devamını Oku

  • ROTA: Vapur ve gemilerde istikamet yolu. Geminin seyir yolu. Devamını Oku

  • MECRA: Suyun aktığı yol. Su yolu. Kanal. * Cereyan eden yer. * Bir haberin yayılma yolu. * Bir şeyin dolaştığı yer. Devamını Oku

  • MÜSTEHDÎ: (Hedy ve Hidâyet. den) Hak yolu, doğru yolu, müslümanlık yolunu isteyen. Devamını Oku

  • REJİM: Fr. Bir devletin sevk ve idare usulü, yolu. * Tıb: Hastanın tedavisinde tatbik edilen gıdalandırma yolu. Perhiz. Devamını Oku

  • TEL’A: (C.: Tilâ) Su yolu, su mecrası. * Sel yolu. * Yerin alçağı ve yükseği. Çukurluk ve tepe. Devamını Oku

  • PA-NİHADE: f. Ayak koymuş, ayak basmış. Gelmiş, ulaşmış, vâsıl olmuş. * Doğmuş, tevellüd etmiş. Devamını Oku

  • MENKEL: Ayak bileziği. Süs olarak kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik. Devamını Oku

  • SEAF: Devenin ağzında olan bir hastalıktır ve burnunun ve gözlerinin kılları dökülür. O devenin erkeğine esaf, dişisine nâfâ denir. * Tırnağın çevresinin kopup ayrılması. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar