HAKİKAT-BÎN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HAKİKAT-BÎN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HAKİKAT-BÎN: f. Hakikatı gören, hakikatı anlayan. Hakikatşinas. Hakikata inanan.

HAKİKAT-BÎN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAKİKAT-PEREST: f. Hakkı ve hakikatı seven, hakikata inanan. Dürüst, hakikat âşığı. Devamını Oku

  • HAKİKAT-ŞİNAS: f. Hakikatı doğru tanıyan, bilen. Hakikata imân eden. Devamını Oku

  • HİLAF-I HAKİKAT: Hakikata muhalif. Gerçeğe ve hakikata zıt. Devamını Oku

  • ŞİNAS: f. Tanıyan, bilen, anlayan. Tarih-şinas $ : f. Tarihten anlayan, tarih bilen. Devamını Oku

  • BÂRİKA-İ HAKİKAT: Hakikatın parıltısı ve parlaklığı. Hakikat nuru. Devamını Oku

  • EHL-İ HAK: f. İmân, İslâmiyet ve Hak yolunda olan. Hak mezhebde olan. Hakka, hakikata vâsıl olmuş olan. Devamını Oku

  • BAST-I ZAMAN: Az zamanda çok uzun bir zaman yaşamış olmak.(Bu hakikata işareten Leyle-i Kadir gibi bir tek gece seksen küsur seneden ibaret olan bin ay hükmünde olduğunu nass-ı Kur’ân gösteriyor. Hem bu hakikata işaret eden ehl-i velâyet ve hakikat beyninde bir düstur-u muhakkak olan “bast-ı zaman” sırrı ile çok seneler hükmünde olan birkaç dakikalık zaman-ı Devamını Oku

  • TESADÜM-Ü EFKÂR: Fikirlerin çarpışması. Münazara.(Hak namına, hakikat hesabına olan tesadüm-ü efkâr ise: Maksadda ve esasta ittifak ile beraber, vesâilde ihtilâf eder. Hakikatın her köşesini izhar edip, hakka ve hakikata hizmet eder. Fakat tarafgirane ve garazkârane firavunlaşmış nefs-i emmare hesabına hodfuruşluk, şöhretperverâne bir tarzdaki tesadüm-ü efkârdan “bârika-i hakikat” değil, belki fitne ateşleri çıkıyor. Çünkü maksadda ittifak Devamını Oku

  • HAKİKAT-I SÂBİTE: f. Sâbit, değişmez hakikat. Devamını Oku

  • AKLİYYUN: (Rasyonalistler) Herşeyin hakikatını akıl ile bulma iddiasında olan, hadiseleri yalnız akıl ile araştırıp hakikat ve hikmetlerini tam bulamayıp, aklına güvenip dine tâbi olmayan filozoflar ve onların yolunda kalarak dalâlete gidenler. Bunlar iki kola ayrılır. Uluhiyeti ve vahyi inkâr eden birinci kısım, insan aklının her meseleyi çözebileceğini iddia ederler. Allah’a ve vahye inanan ikinci kısım Devamını Oku

  • HAKİKATEN: Doğrusu, gerçekten, hakikat olarak. Devamını Oku

  • HAKİKAT-ŞİNASÂNE: f. Gerçeği, hakikatı tanıyana yakışacak surette. Devamını Oku

  • TAHARRİ-İ HAKİKAT: Hakikatı, doğruyu araştırmak, aramak. Devamını Oku

  • TAHARRİ-İ HAKİKAT: Hakikatı, doğruyu araştırmak, aramak. Devamını Oku

  • MÜNKİR-İ HAKİKAT: Hakkı, hakikatı inkâr eden. * İmansız. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar