HÂFIZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HÂFIZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HÂFIZ: Kur'ân-ı Kerim'i tamamen ezbere okuyan. * Kur'an-ı Kerim'in mânası ile beraber her şeyini yaşamaya ve muhafazaya çalışan. * Muhafaza eden. Koruyan. Hıfzeden. (Hadis ilmi ile meşgul ve mütehassıs olup yüzbin hadis-i şerifi senetleri ile beraber ezberden okuyanlara da Hâfız-ül hadis denirdi.) (Ist. Fık. K.)

HÂFIZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞEYH-ÜL HADİS: İkiyüz bin Hadis-i Şerifi, rivayet edenleriyle birlikte ezbere bilen büyük hadis âlimi. Devamını Oku

  • MÜTEŞABİH(E): Birbirine benzeyenler. * Fık: Mânası açık olmayan âyet ve hadis. Kur’an-ı Kerim’in ve hadislerin mecazî mânalara gelen ifadeleri. “Muhkem” olmayan âyet veya hadis. * Zâhirî mânası kastedilmeyen ve teşbih ve temsil yoluyla hakikatlerin beyanında kullanılan ifade. Devamını Oku

  • KÜTÜB-Ü SİTTE-İ HADİSİYYE: Hadise dair altı Kitab. Bu eserler en çok tetkik edilmiş, en sahih, en doğru ve mu’teber hadis kitablarıdır.1- Sahih-i Buhâri. Müellifi: Hâfız Ebu Abdullah Muhammed İbn-i Câfii-i Buharî’dir. Sahih hadisleri tesbit için İslâm ilim merkezlerini dolaşmış, hadis âlimlerinden istifade etmiştir. Cumhurun telâkkisine göre Kur’an-ı Kerim’den so a en sahih kitab ve ilim Devamını Oku

  • MÜCAHEDE: (C.: Mücahedât) Cihad etme. * Din düşmanına karşı koyma. Çarpışma. * Uğraşma. Çalışma. Gayret gösterme.İslâmiyette mücahedenin ehemmiyeti hakkında Deylemî’den (R.A.) mervi Hadis-i Şerif meâli: “Allah bir kulu sevdiği vakitte onu Zât-ı Uluhiyetine hizmet etmek için seçer. Onu kadınla ve evlâd ile meşgul ettirmez.” Bu, bâhusus hicretin 200 senesinden so a içindir. Çünki bir de Devamını Oku

  • İBN-İ MES’UD: Ebu Abdurrahman Abdullah Bin Mes’ud da denir. (R.A.)şeref-i İslâm ile müşerref olanların altıncısıdır. Bütün gazvelere iştirak etmiştir. Dâimî surette huzur-u Risalette bulunduğundan Kur’an-ı Kerim’i herkesten iyi öğrendiği gibi, pekçok hadis de işitmiş ve ezberlemişti. Kur’an-ı Kerim’i en evvel Mekke’de Kureyş’e duyuran, Makam-ı İbrahim’de “Rahman” Suresini açıktan okuyan, bu zâttır. Ashab-ı Kiramın büyük fakih Devamını Oku

  • MUHADDİS: Hadis ilminin bir çok usul ve füruunu bilen zât. Peygamber Efendimizin (A.S.M.) hâl ve sözlerini bize nakleden ve hadis ilminin mütehassısı. Devamını Oku

  • İLM-İ TEVHİD: Allah’ın varlığı ve birliğini isbat ve izah etme ilmi. * Akaide müteallik hadis-i şeriflere ehl-i hadis ıstılahında İlm-i Tevhid tabir edilir. Devamını Oku

  • İLM-İ HADİS: (İlm-i Rivayet – İlm-i Ahbâr – İlm-i Âsâr) Resulüllah’ın (A.S.M.) akvâli (sözleri), ef’ali ve hallerine dâir ilimdir. Ehl-i hadis ıstılahında; tarihe ve siyere dâir hadis-i şeriflere bazan İlm-i Hadis-ül Halk, bazan da Sîre (Sîret) tabir edilir. (Bak: Hadis) Devamını Oku

  • HABER-İ VÂHİD: Bir sahabeden, bir kişiden veya bir koldan gelen sahih hadis. (Bak: Mütevatir) Devamını Oku

  • HADÎS-İ SAHÎH: Hakkında şüphe edilemiyen ve doğru senetlere ve râvilere isnad edilerek müsbet olarak kat’i bilinen hadis-i nebevidir. Devamını Oku

  • İBN-İ HACER-İ ASKALANÎ: (Hi: 773-852) Büyük hadis âlimidir. Şafiî mezhebinin meşhur fukahasından olup hadis üzerine çok eserleri vardır. Devamını Oku

  • İBN-İ UYEYNE: (Hi: 107-198) Ebu Muhammed Süfyan bin Uyeyne, ikinci derecede tâbiinden olup aslen Kufeli olduğu hâlde Mekke-i Mükerreme’de kalmıştır. Hadisde, tefsirde ve bilhassa Hadis-i Şerifleri tefsir etmede derin âlim olup yedi bin Hadis-i Şerif nakletmişti. Zâhid, müttaki ve sâlih bir zât olup kuru arpa ekmeği ile beslendiği meşhurdur. (Rahmetullahi aleyh) Devamını Oku

  • HÂZIK-I MÜTEDEYYİN: Dindar ve iyi mütehassıs. (Dindar ve iyi mütehassıs doktor için söylenir). Devamını Oku

  • HÂKKA SURESİ: Kur’an-ı Kerim’in 69. suresi olup Mekkîdir. Devamını Oku

  • HÂKKA SURESİ: Kur’an-ı Kerim’in 69. suresi olup Mekkîdir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar