HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.)

HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HÂCEGÂN-I DİVAN-I HÜMAYUN: Eskiden devlet dairelerindeki yazı işlerinin başında ve bir takım mühim memuriyetlerde bulunanlar hakkında kullanılan bir tâbirdi. İkinci Mahmud zamanında yenilikler yapılıp memuriyete mahsus rütbeler ihdas olunurken hâcegânlık da rütbe sayılmış ve bunlara ait nişanla, resmi günlerde giyecekleri elbise de tâyin olunmuştu. Bu suretle hâcegân-ı divân-ı hümâyun tâbiri de tarihe karışmıştı. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • HAVÂSS-I HÜMAYUN: Tar: Osmanlı İmparatorluğunun fütuhat devirlerinde (yükselme devri) fethedilen araziden devlet hazinesine ayrılan kısım. Her yer zaptedildikçe, arazi: timar, zeamet ve has namıyla üç sınıfa ayrılırdı. Meselâ 250 köyden müteşekkil bir sancağın 100-150 köyü ikişer üçer köy olarak 40-50 tımara ayrılır, harpte başarı gösteren askerlere dağıtılırdı. Kalanı zeamet ve has itibar edilerek bundan vezirlere, Devamını Oku

  • BERAT-I HÜMAYUN: Padişahlara mahsus ferman. Devamını Oku

  • DİVAN-I HÜMÂYUN: f. Halkın dâva ve şikâyetlerinin dinlenip halledildiği, devlet meselelerinin görüldüğü padişah huzuru. Bu mecliste; sadrazam, şeyh-ül İslâm, kazaskerler, defterdarlar ve sair büyük devlet ricali bulunurdu. Devamını Oku

  • HÂCEGÂN: (Hâce. C.) f. Hocalar. * Eskiden yüzbaşı rütbesi karşılığında sivil rütbe. * Bâb-ı Âli kalemleri efendilerinden hususi bir rütbe taşıyan adam. Devamını Oku

  • HATME-İ HÂCEGÂN: f. Nakşi tarikatı mensublarının fikri ve nazarı mâsivadan tecerrüd ederek, topluca muayyen dua ve zikirlerini sonuna kadar okumaları. Devamını Oku

  • HÂDİM-ÜL HAREMEYN-İŞ ŞERİFEYN: Hilâfeti haiz olmaları hasebiyle Osmanlı Padişahlarına verilen ünvandır. Haremeyn; Mekke ile Medine’ye denilir. İslâm âleminin bu iki şehre hürmet-i mahsusaları sebebiyle ve daha fazla tâzim kasdiyle şerif sıfatını da ilâve ederek “Haremeyn-iş şerifeyn” denilmiştir. Haremeyn’in Hâdimi mânasına gelen bu tâbir ise ilk evvel Yavuz Sultan Selim hakkında kullanılmış, daha so a bütün Devamını Oku

  • NAME-İ HÜMAYUN: Tar: Osmanlı Padişahları tarafından İslâm ve Hristiyan Hükümdarlarla Osmanlı Devletine tâbi imtiyazlı olar Mekke Şerifine, Kırım Hanına, Eflâk ve Boğdan Voyvodalarına, Erdel Kralına, Gürcü ve Dağıstan Hanlarına gönderilen mektublara verilen addır. Devamını Oku

  • NAME-İ HÜMAYUN: Tar: Osmanlı Padişahları tarafından İslâm ve Hristiyan Hükümdarlarla Osmanlı Devletine tâbi imtiyazlı olar Mekke Şerifine, Kırım Hanına, Eflâk ve Boğdan Voyvodalarına, Erdel Kralına, Gürcü ve Dağıstan Hanlarına gönderilen mektublara verilen addır. Devamını Oku

  • İLMİYE RÜTBELERİ: İlmiye denilen ulema sınıfına mahsus rütbeler. Rütbeler, aşağıdan üste doğru şöyle idi: Müderrislik, kibar-ı müderrisîn, mahreç mevleviyeti, bilâd-ı hamse mevleviyeti, Haremeyn-iş şerifeyn mevleviyeti, İstanbul kadılığı, Anadolu ve Rumeli kazaskerliği. Devamını Oku

  • HATT-I HÜMAYUN: f. Padişanın el yazısı. Padişahın emri. Devamını Oku

  • DESTAR-I HÜMAYUN: Pâdişah sarığı. Devamını Oku

  • EVKAF-I HÜMAYUN: Tar: Padişahların ve onlara mensub olan kişilerin bıraktıkları vakıflar. Devamını Oku

  • BÂB-I HÜMAYUN: Topkapı Sarayı’nın ilk kapısı. Devamını Oku

  • RAHT-I HÜMAYUN: Padişahın mücevherli eyer takımı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar