GÜLVE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

GÜLVE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

GÜLVE: f. Fırın bacası.

GÜLVE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DEMNE: f. Fırın ve ocak bacası. Devamını Oku

  • ECEMM: Mızraksız adam. * Boynuzsuz koyun. * Etli kemik. * Bacasız ev. Devamını Oku

  • KÜLVE: (C: Külu-Külliyât) Dağarcık altına çepeçevre diktikleri deri. * Tirşe dedikleri kayış. Devamını Oku

  • CİLVE: Esmâ-i İlâhînin tecellisi. * Tecelli. * Güzellere yakışır duruş ve davranış. Dilberâne hareket. Naz ve edâ. Hoşa giden görünüş. Devamını Oku

  • BÜLBÜLVEŞ: Bülbül gibi. Devamını Oku

  • BÜLBÜLVEŞ: Bülbül gibi. Devamını Oku

  • BÜLBÜLVEŞ: Bülbül gibi. Devamını Oku

  • GÜVAR (GÜVARA): Hazmı kolay olan ve zaikaya hoş gelen, nefsin meylettiği şey. Devamını Oku

  • GÂH BÂŞED GÂH NEBÂŞED: Bazı olur, bazı da olmaz. Devamını Oku

  • A’SÂB-I GÛŞ: Kulak sinirleri, kulaktaki sinirler. Devamını Oku

  • GÂV-BAN: f. Sığır çobanı, sığırtmaç. Devamını Oku

  • GİRAN-GUŞ: (C.: Giranguşân) f. Sağır, kulağı ağır işiten. Devamını Oku

  • GİRAN-BAR: f. Meyvesi çok olan ağaç. * Ağır yüklü. * Gebe insan veya hayvan. * Zengin, gani. Devamını Oku

  • İG: Koku, rayiha. Devamını Oku

  • GİRYE-ZAR: f. Oturup ağlanılan, gözyaşı dökülen yer. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar