GİRYE-KÜNAN Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

GİRYE-KÜNAN kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

GİRYE-KÜNAN: f. Gözyaşı dökerek, ağlayarak.

GİRYE-KÜNAN ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZÂNÛ-BE-ZEMİN: f. Diz çökerek, dizini yere koyarak. Devamını Oku

  • KASIRGA: Çevrintili rüzgâr. Tozu ve toprağı birbirine katarak, ağaçları sökerek bir an esip kesilen rüzgâr. Devamını Oku

  • BÂKİYÂNE: f. Ağlayarak. Devamını Oku

  • BÂKİYÂNE: f. Ağlayarak. Devamını Oku

  • HARRARE: Gürleyerek, çağlayarak akan su. Devamını Oku

  • DİDE-GİRYAN: Teessürle ağlayan göz. Ağlayarak. Devamını Oku

  • TERCİM: (Recm. den) Taşlama. Taşlayarak öldürme. Recmetme. Devamını Oku

  • MÜTEATTIFÂNE: f. Şefkat göstererek, bağışlayarak, esirgeyerek. Devamını Oku

  • İHSANEN: İhsan suretiyle. Bağışlayarak, lütuf ve iyilik ederek. Devamını Oku

  • İSTİKBALEN: Karşılayarak, karşılamak üzere. * Gelecek zamanda, ilerde. Devamını Oku

  • SEBK-İ MEVSUL: Edb: Cümleleri bağlayarak birleştirme tarzı. Devamını Oku

  • NAKŞ-BEND: f. Kumaşların nakışlarını bağlayarak ipek tellerle tezgâhı hazırlayan. Nakış işleyen. * Ressam. Devamını Oku

  • TESCİR: Tennur yakmak. * Denizi kurutmak. * Boşaltmak ve doldurmak. * Ağlayarak çağırmak. Devamını Oku

  • GOLFSTRİM: ing. Atlas Okyanusunda, Meksika Körfezinden başlayarak Norveç kıyılarından Avrupa Rusyası’nın kuzey kıyılarına kadar gelen ılık bir deniz akıntısı. Devamını Oku

  • TEBERRUAN: Teberru ederek, teberru suretiyle, bağışlayarak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar