GİRD-GÂR Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

GİRD-GÂR kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

GİRD-GÂR: f. Allah.Yaratıcı. Kudret sahibi. (Bak: Kird-gâr) GİRDİBAD $ : (Gird-bâd) f. Kasırga. Yel çevrintisi. Tehlike. Girdap.

GİRD-GÂR ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BEVJ: f. Şiddetli kasırga, su çevrintisi, girdap. Devamını Oku

  • LÂHAVLE: (Lâhavle ve lâkuvvete illâ billâhil-aliyyil azim” cümlesinin kısaltılmışı ki, “Kuvvet ve kudret ancak Cenab-ı Allah’tadır.” meâlinde olup bir belâ ve tehlike esnasında veya sabrın tükendiğini açıklamak için söylenir. Devamını Oku

  • KUDRET: Güç. Takat. * Her yeri kaplayan kudretullah. * Varlık. Ehliyet. Becerebilme. * Zenginlik. * Kabiliyet. * İlm-i kelâmda: Allah Teâlâ’ya mahsus ezelî ve ebedî ve bütün kâinatta tasarruf eden sıfattır.(Arkadaş bir kelime-i vâhidenin işitilmesinde; bir adam, bin adam birdir. Yaratılış hususunda da Kudret-i Ezeliyeye nisbeten bir şey, bin şey birdir. Nev ile fert arasında Devamını Oku

  • KADİR: Bir işi yapmaya gücü yeten. Kudret sâhibi ve herşeye kudreti yeten. (Allah C.C.) Devamını Oku

  • HİKMET-İ İLÂHİYE: Allah’ın hikmeti. Mahlûkatın yaratılışında Allah’ın gayeleri. Devamını Oku

  • GİRAN-SENG: f. Ağır başlı kişi. Ciddi ve vakar sahibi kimse. * Sabırlı, kanaatkâr. Devamını Oku

  • GÜL-İ RUHSAR: f. Gül yanaklı. * Mc: Mânevi çok güzellik sahibi. Çok sevilen. Devamını Oku

  • CEBBAR: (Sıfat-ı İlahiyedendir) İstediğini mutlak yapan, dilediğine muktedir olan. Büyüklük, azamet ve kudret sahibi. İmar eden Cenab-ı Hak. Kullarını ıslah edip tevbeye götüren Allah Teâlâ Hz.leri (C.C.) * Zâlim, gaddar, müstebid, mütemerrid insanlar da bu sıfatla tavsif edilir. Meselâ; Cengiz, cebbar ve gaddar bir devlet adamı idi. * Koz: Gökyüzünün cenubunda bulunan bir yıldız kümesi. Devamını Oku

  • GİRAN-SAYE: f. Yüksek makam ve mevki sahibi. * Ordu kumandanı. Devamını Oku

  • MUHATARA: Tehlike. Korkulacak hâle tutulmak. * Zarar. Ziyan. Korku. * Tehlike ve zarar ihtimali olan. Devamını Oku

  • CAHİL: Tecrübesiz. Bilgisiz. Genç. Toy. * Allah’ı unutmuş olan. Gafil. (Dünya ve kâinatta Allah’ın bunca eserleri sergilenip dururken bunların sanatkârını ve yaratıcısını tanımamak cahilliğin en akılsızcasıdır.) Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • CEVHER: Bir şeyin özü, esası. * Kıymetli taş. * Çelik üzerindeki nakış. * Edb: Noktalı harf. * Yalnız noktalı harflerin ebcedîsi hesab edilerek yazılan manzum tarih. * Harflerin noktası. * Fls: Varlığı kendinden olan, var olmak için kendi dışında başka birşeye muhtaç olmayan varlık. Allah’a inanan filozoflar iki çeşit cevher kabul etmişlerdir. Yaratıcı cevher, Allah. Devamını Oku

  • GİRAN-KADR: f. Kadr u itibar sahibi. Hürmet edilen kimse. Devamını Oku

  • SÂNİ’-İ HAKÎM: Hikmet sâhibi olan yaratıcı. Allah (C.C.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar