GASAS Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

GASAS kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

GASAS: Dolu olma. * Yediği ve içtiği şeyin boğazda durması.

GASAS ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAKAYIK-I SEB’A: Yedi hakikat. Fatiha suresinin yedi âyeti. İmanın altı şartı ve İslâmiyet ile yedi olan mühim hakikatlar. Kur’an-ı Kerim’in yedi vechile hârika olması gibi hakikatlar. Devamını Oku

  • TEKABÜL: Karşılıklı olma. Bir şeyin karşılığı olma. Yüzleşme. Karşılık olma. Karşılama. * Tezat. Devamını Oku

  • DÜFAK: Bir şeyin dolu olması. Devamını Oku

  • MAZHAR: Sahib olma, nâil olma. Şereflenme. * Bir şeyin göründüğü, izhar olunduğu yer. Çıktığı yer. Devamını Oku

  • KIRAAT-I SEB’A: Kur’an-ı Kerim’i yedi türlü okuma tarzı. Mâna değişmemek üzere Kur’an-ı Kerim Kureyş, Huzeyl, Havâzin, Kinane, Sakif, Temim ve Yemen lehçeleriyle “sırat, mâlik, cibril” gibi kelimelerin yedi türlü okunmasına denir. * Yedi türlü okuma. Devamını Oku

  • HEFT-AHTER: f. Yedi gezegen. Yedi seyyâre. Devamını Oku

  • MES’AL: Boğazda öksürecek yer. Devamını Oku

  • HUNAK: (C.: Havânik) Boğazda olan şiş. Devamını Oku

  • HEFT-GÂNE: f. Yedi türlü olan. Yedi tane. Devamını Oku

  • MÜHLİKÂT-I SEB’A: Yedi büyük ve helâk eden amel. Yedi büyük günah. (Bak: Kebâir – Mubikat) Devamını Oku

  • VÜCUH-U SEB’A: Yedi vecih. Kur’anın yedi tarzda okunuşu. Devamını Oku

  • GÜLUGÎR: f. Boğazda kalan, boğazdan zor geçen (şey). * Ahlat armudu. Devamını Oku

  • MUBİKAT-I SEB’A: İnsanı felâkete götüren yedi kebâir, yedi büyük günah: Katil, zinâ, şarab içmek, ukuk-ı vâlideyn (yâni; sılâ-yı rahmi terk), kumar oynamak, yalan şâhidliği, dine zarar verecek bid’alara tarafdarlık. (Bak: Kebâir) Devamını Oku

  • SAMED: Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan. (Allah) *Pek yüksek, dâim. * Refi’ ve âli ve içi dolu şey. * Kavmin ulusu. Devamını Oku

  • EKALİM-İ SEB’A: Yedi iklim. * Yedi kıt’a. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar