GARÎM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

GARÎM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

GARÎM: Alacaklı. * Hasım. Rakib. Borçlu veya üzerinde borçtan başka hakları olan kimse.

GARÎM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • GARÎR: Kefil. * Güzel ahlâk. * Durumdan veya işten anlamıyan. Devamını Oku

  • GAR: (Ger) f. Kelimeye eklemekle nisbet veya fâillik mânası verilir. Yapan, yapıcı mânasınadır. Meselâ: Devamını Oku

  • MÜVEKKEL: Vekil tâyin olunmuş olan, vekil edilmiş olan. Bir kimse tarafından işlerini görmek veya kendisini müdafaa ettirmek için vekil edilmiş kimse. Devamını Oku

  • HUKUK-U İBAD: Fık: Akidler ve muamelelerle alâkalı hukuk. İnsanlarla olan muamelelerimizdeki haklar. Ferde ait olan hususi haklar. (Bak: Musibet-i amme) Devamını Oku

  • LEV’-İ GARÂM: Aşk ile, sevgi ile yanma. Devamını Oku

  • MÜZEKKİ: (Zekâ. dan) Temizleyen, ıslâh eden, tezkiye eden. * Huk: Şâhitleri gizli olarak tezkiye eden kimse. Eskiden hâkimler, şâhit olarak gösterilen kişilerin iyi kimse olup olmadıklarını, şehadetlerinin kabul olunabilip olunamıyacağını icab eden kimselerden sorarlar, haklarında; “İyidir” denilenlerin şehadetlerini kabul ederlerdi. Devamını Oku

  • GARÎZE: Asıl. Yaratılıştan olan. Sevk-i İlâhi. Huy. Devamını Oku

  • ÂMİR(E): Büyük me’mur. Emreden, iş gösteren. * Huk: Bir kimseyi öldürmek veya bir uzvunu kesmek ve sakatlamak tehdidiyle bir filli yapmaya veya yapmamaya zorlayan ve bu tehdidi yapmaya muktedir olan kimse. (Bak: İhcâc) Devamını Oku

  • OLİGARŞİ: Yun. Siyasi iktidarın, bir zümreden olan kişilerin elinde bulunması. Devamını Oku

  • HÜKÛMET-İ MÜSTAKİLLE: İstiklâliyet ve hâkimiyet ve haklarını tamâmen hâiz olan hükümet. Devamını Oku

  • GARİB(E): Hayret verici. Tuhaf. * Kimsesiz. Zavallı. * Gurbette olan. Devamını Oku

  • GARÎN: Havuz dibinde olan balçıklı su. * Her nesnenin kap dibinde kalan çöküğü, tortusu. Devamını Oku

  • MİKAA: Kassarların üzerinde bez döğdükleri ağaç. * Kassarlar tokmağı. * Yaşlı ve uzun boylu kimse. Devamını Oku

  • MÜDEMMA: Atın çok kırmızı olanı. * Çok kırmızı nesne. * Üzerinde kan kırmızılığı olan ok. Devamını Oku

  • MÜBAHESE: Bir şeye dair iki veya daha çok kimse arasında olan konuşma. Bir şeyin bahsini etmek. Musahabe. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar