FIRTINA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FIRTINA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FIRTINA: Şiddetli rüzgârla denizin dalgalanıp karışması. * Rüzgârın çok şiddetli esmesi.

Sponsorlu Bağlantılar

FIRTINA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DALGIÇ: t. Mercan, inci ve saire avlamak veya denizin dibine düşmüş olan şeyleri çıkarmak için denizin dibine dalmaya alışık adam. Devamını Oku

  • HÜBUB-İ RİYÂH: Rüzgârların esmesi. Devamını Oku

  • TEEZZÜB: Her yönden rüzgârın esmesi. Devamını Oku

  • NİKÂBET: Rüzgârın ters yönlerden esmesi. Devamını Oku

  • TEBAHTUR: Dalgalanmak, dalgalanır olma. * Kibirlenerek yürüme, kibirli kibirli yürüme. Devamını Oku

  • HEVHEVE: f. Ağacın yapraklarının rüzgâr esmesi ile çıkardığı sesler. Devamını Oku

  • HADY: Evmek, acele etmek. * Rüzgârın esmesi. Devamını Oku

  • NESEM: Soluk ruh, nefes. Rahatı mucib hâlet. * Rüzgârın lâtif, hoş esmesi. Devamını Oku

  • HEVC: (C.: Hüvüc) Uzun boylu ve akılsız olmak. * Rüzgârın sert esmesi. Devamını Oku

  • BEVARİH: (Bârih. C.) Şiddetli sıcaklar ve şiddetli rüzgârlar ki, adına Samyeli denir. Devamını Oku

  • BUAK: Şiddetli sel. * Şiddetli ses, sadâ. Haykırış. * Birden bire, ansızın gelen yağmur. Devamını Oku

  • HEMHEME: Rüzgârın esmesi ile ağaç yapraklarından çıkan sesler. * Aslan bağırması. * Deve sesi. Devamını Oku

  • SAHSALİK: Katı, şiddetli, şedid. * Yaşlanmış, ihtiyar kadın. * Şiddetli ses. Devamını Oku

  • EŞİDDA: Çok şiddetli sert olanlar. Pek şiddetli davrananlar. Devamını Oku

  • RUY-İ DERYA: Denizin yüzü. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar