FİRAZÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

FİRAZÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FİRAZÎ: f. Yukarılık, yükseklik.

FİRAZÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İRTİFA’: Yükseklik. * Yukarı kalkmak. Kaldırmak. Terakki. Devamını Oku

  • ULÜVV: Büyüklük, yükseklik. * Bir şeyin yukarısına çıkma. * Şan, şeref ve kadr sahibi olma. Devamını Oku

  • TESNİM: Hörgüçleyerek yukarı yükseltmek, terfi etmek mânasına masdar olup, yükseklik mânasıyla Cennet çeşmelerinden bir çeşmenin ismidir. İbn-i Abbas’tan rivayet edildiğine göre Cennet meşrubatının en yükseğidir. (E.T.) Devamını Oku

  • İRTİFAEN: Yükseklikçe, yükseklik bakımından. Devamını Oku

  • AGMAK: Yukarı kalkmak, yükselmek, yukarıya meyletmek. * Buhar olup yukarı kalkmak, buharlaşmak. Devamını Oku

  • AGMAK: Yukarı kalkmak, yükselmek, yukarıya meyletmek. * Buhar olup yukarı kalkmak, buharlaşmak. Devamını Oku

  • SERFİRAZ: f. Başını yukarı kaldıran, yükselten. Benzerlerinden üstün olan. Devamını Oku

  • TAFRA: Yukarıya sıçrama atlama. * Yukarıdan atıp tutma. * İlmiye sınıfında rütbe ve derece alma. Devamını Oku

  • SALİF-ÜZ ZİKR: Bildirilen, zikri geçen, mezkûr. Yukarıda ismi geçen. Yukarıda, daha evvel söylenen. Devamını Oku

  • ITMAH: Yukarı bakma, gözü yukarı dikme. Devamını Oku

  • ALBORA: İtl. (Denizcilik) Serenlerin, direklerin üzerine kaldırılıp bağlanması. * Floka küreklerinin, selâmlamak için yukarı kaldırılması. * Dalyanlarda ağın yukarı alınması ile balığın toplanması. Devamını Oku

  • İ’LA: (Ulüv. den) Yükseltmek. Bir şeyin yukarısına çıkmak. Yukarı kaldırmak. Şânını yüceltmek. Şöhretini artırmak. Devamını Oku

  • AMUDÎ: Yukarıdan aşağıya dikey olarak. Direk gibi yukarıdan aşağıya düz ve şakulünde olarak. Devamını Oku

  • CEHÛF: Kuyudan suyu alıp yukarı çekmeye mahsus kova. Devamını Oku

  • CEHÛF: Kuyudan suyu alıp yukarı çekmeye mahsus kova. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar