FİL VAK’ASI Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FİL VAK’ASI kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FİL VAK'ASI: (Bak: Ebrehe)

Sponsorlu Bağlantılar

FİL VAK’ASI ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • EBABİL: Dağ kırlangıcı. Kuş sürüsü. Sürüler, bölükler.(Hz. Resul-ü Ekrem’in (A.S.M.) doğumundan evvel, Hristiyan Habeşliler dinlerini yaymak için San’ada bir mâbed yaparak, Kâbe yerine Arabları bu mâbede çekmeğe çalıştılar. Kâbe-i Muazzama durdukça buna muvaffak olamıyacaklarını anladıkları için Kudsi Kâbe’yi tahribe karar verdiler. Ebrehe kumandasındaki Habeş Hristiyan Ordusu Mekke’ye kadar geldiği sırada Ebâbil kuşlarının gökten taş yağdırmaları Devamını Oku

  • EBREHE: Peygamberimizin (A.S.M.) doğumundan elli gün kadar evvel Kâbenin tahribine gelen Habeş Ordu Kumandanının ismi. (Bak: Ebabil)(Fillerle varıp Kâbeye, hem Ebrehe zâlim.İsterdi ki, yapsın nice bin türlü mezâlim…İsterdi ki; o beyt yıkılıp şöhreti sönsün.Halk Kâbeyi terkederek, kiliseye dönsün.İsterdi ki; çeksin doğacak nura bir sed.Hem doğmadan ölsün diye “Mahbub-u Müebbed.”Günlerce gidip Kâbeye hem yaklaşan orduBirdenbire bir Devamını Oku

  • MUHASSIR: Hasrette bırakan. * Mina ile Arafat arasında Muhassir vadisi. Ebrehe’yi mağlub eden Ebabil kuşlarının taş yağdırdıkları mevki. Devamını Oku

  • MAHMUD: Medh olmaya müstehak, medhe lâyık. Öğülmüş, medh ü senâ olunmuş. * Peygamberimizin isimlerindendir. * Tar: Ebrehe’nin Kâbeyi yıkmak için getirdiği filin adı. Devamını Oku

  • DÂBBET-ÜL ARZ: Hadis-i şerifle âhir zamanda olacağı haber verilen ve âhir zaman alâmetlerinden olan bir nevi mahluk. (Cenâb-ı Hakk’a itâat etmeyenleri içlerinden kemireceği ve yiyeceği bildirilen dehşetli bir mahluk tâifesi.)(Kur’ânda, gayet mücmel bir işaret ve lisân-ı hâlinden kısacık bir ifâde, bir tekellüm var. Tafsili ise; ben şimdilik, başka mes’eleler gibi kat’i bir kanaatla bilemiyorum. Yalnız Devamını Oku

  • İŞARAT-ÜL İ’CAZ Fİ MEZAN-İL ÎCAZ: Îcaz zannolunan yerlerdeki i’caza işaretler. * Risale-i Nur Külliyatından bir kitap ismidir. Devamını Oku

  • LÂM-I TA’RİF VEYA LÂM-I İSTİĞRAK: Kelimenin mânâsını umuma teşmil ettiği için, istiğrak mânâsı verilir. El-i istiğrak veya harf-i ta’rif de denir. Meselâ: Hamd kelimesi herhangi bir hamdi ifâde ettiği halde; El-Hamd dediğimiz zaman her ne kadar hamd varsa, bütün hamd ve senâlar mânâsına gelir. Bu, harf-i ta’rif ile olur. Harf-i ta’rif bir kelimeyi belirsiz halden Devamını Oku

  • LÂZIM FİİL (FİİL-İ LÂZIM): Fâilin zâtında kalan fiil. (Geldi, gitti, güldü gibi) Devamını Oku

  • FİL: (C.: Efyal-Füyul) Daha ziyade Hindistan ve Asya gibi yerlerde bulunan iri vücudlu, hortumlu bir hayvan. Devamını Oku

  • FÜLÛ': Yarıklar. Devamını Oku

  • İSM-İ FÂİL: Gr: Kendisinden fiil, iş çıkan kimsenin sıfatı. Fâil, hâdim, kâtib gibi. Devamını Oku

  • FİİL: (Fi’l) Müessirin te’siri. Amel, iş. *Gr: Hâdiseye veya zamana delâlet eden kelime. (Sarf bilgisinde geniş izahı vardır.) Türkçede; gelme, gitme, yazma, okuma, gezme gibi kelimelere de fiil denir. (Fi’l diye de yazılır.) Devamını Oku

  • LİF: Hurma çöpü. Devamını Oku

  • FÂİL: İşi yapan. Fiili işleyen. * Gr: Masdarın mânasını meydana getirene denir. Devamını Oku

  • FÂİL: İşi yapan. Fiili işleyen. * Gr: Masdarın mânasını meydana getirene denir. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar