FIDDA-İ HÂLİSE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FIDDA-İ HÂLİSE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FIDDA-İ HÂLİSE: Hâlis ve saf gümüş.

Sponsorlu Bağlantılar

FIDDA-İ HÂLİSE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FIDDA: Gümüş. Devamını Oku

  • EF’İDE-İ HÂLİSE: Temiz ve saf kalbler. Bozulmamış, tahrib edilmemiş kalbler, gönüller. Devamını Oku

  • HÂDİSE: (C.: Hâdisat, Havadis) Vâkıa, olay. Yeni bir şey, ilk defa olan. Haber. Devamını Oku

  • HİLBİSE: Şey. Devamını Oku

  • HİLBİSE: Şey. Devamını Oku

  • LİSE: (C.: Lisât) Diş eti. Devamını Oku

  • LÜÜSE: Uyku ağırlığı. Devamını Oku

  • HİSSİYAT-I MÜTEVARİSE: Geçmiş ecdaddan yeni nesle intikal edip gelen hisler. (Hürmet ve hayâ hisleri gibi) Devamını Oku

  • KİLİSE: Hıristiyanların mâbedi. Hıristiyan mezhebi. Devamını Oku

  • LÂMİSE: Dokunma hissi, duygusu. El ile olan his. Bir şeyin cesâmetini anlama duygusu. Devamını Oku

  • CEMRE-İ SÂLİSE: Üçüncü cemre ki, toprağa düşer. Devamını Oku

  • BİLÂD-I SELÂSE: Eskiden İstanbul, Edirne ve Bursa’nın üçüne birden verilen isim. Devamını Oku

  • KUVVE-İ LÂMİSE: Dokunma ve hissetme duygusu. Sertliği ve yumuşaklığı anlama duygusu. Devamını Oku

  • TERCİH BİLÂ MÜRECCİH: Hiç bir üstünlük sebebi yok iken birbirine eşit iki şeyden birisini diğerine üstün tutmak. Devamını Oku

  • DARÜL HİKMETİL İSLAMİYE: (Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye) Bu teşkilât, son devirlerde gerek imparatorluk ve gerekse İslâm Aleminde ortaya çıkan bir takım dini mes’elelerin halli ve İslâma yapılan hücumların İslâm ahkâmına göre cevaplandırılması için 12 Ağustos 1334 (25 Ağustos 1918) tarihinde 5. Mehmed Reşat ve Şeyhülislâm Musa Kâzım Efendi’nin zamanda kurulmuştur.Ayrıca halkın her türlü dini ihtiyaçlarını, ilmi Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar