FEVKANÎ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FEVKANÎ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FEVKANÎ: Üst, üst tarafta, üstteki.

Sponsorlu Bağlantılar

FEVKANÎ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZEBERİN: f. Üstteki. Devamını Oku

  • MA-KABL: Öndeki. Üstteki. Geçmişteki. Devamını Oku

  • MİHVER-İ ÂLEM: Arzın merkezinden geçerek semâ küresini her iki tarafta kesen mevhum hat. Devamını Oku

  • ASHÂB-I MEŞ’EME: Uğursuz, kötü, dine muhalif olanlar.* Solak, sol tarafta, alçak mevkide bulunanlar. Devamını Oku

  • ŞEGAF: Yürek kabı. Yüreği çevreleyen nâzik deri. * Sağ tarafta iyeği kemiği altında olan bir hastalık. * Bir nesneyi çevirip kaplamak. Devamını Oku

  • TAV': İsteyerek uymak. Bir şeyi istekle yapmak. Muti’ olmak. * Mer’anın genişliğinden dolayı davarın her tarafta otlamasının mümkün olması. Devamını Oku

  • EYVAN-I KİSRA: Dicle Nehri kenarında sol tarafta Medâyin şehrinde yıkıntıları bulunan eski İran (Acem) Padişahına mahsus bir saray. Bu saray, Peygamberimizin (A.S.M.) doğduğu gece çatlamıştır. Devamını Oku

  • FETTAHİYYET: Fethedicilik. Her şeye lâyık bir şekil açmak ve suret vermek sıfatı. (Yâni, Fettah isminin tecellisi ile basit bir maddeden ayrı ayrı çeşit çeşit, hadsiz muntazam suretlerin, beraber, her tarafta bir ânda, bir fiil ile açılmasıdır. Ş.) Devamını Oku

  • MÜNZEVİ: Yalnız başına çekilip kimse ile görüşmeyen, çekilip tek başına bir tarafta duran. * Yalnızlık içinde ibadet eden. Devamını Oku

  • İSTİNABE: Niyabet istemek. * Huk: Başka bir tarafta görülen bir muhakeme için, şahid veya maznunun yazılı ifadesinin alınması. Muhakemenin icab ettirdiği muameleleri yapması için bir mahkeme tarafından başka bir mahkemeye veya kendi âzâsından birisine salâhiyet verilmesi. Devamını Oku

  • ITLAK: Salıvermek. Bırakmak. Koyuvermek. Serbest bırakmak. Serbest olup her tarafta bulunmak. Cezadan kurtarmak. * Boşama. Boşanma. Afvetmek.(…Elbette mutlak ve muhit olan o ef’âlde iştirak muhaldir. İmkânı yoktur. Evet, ıtlakın mahiyeti iştirake zıddır. Çünkü, ıtlakın mânası, hatta mütenahi ve maddi ve mahdut bir şeyde dahi olsa, yine istilâkârane ve istiklâldarane etrafa, her yere yayılır, intişar eder. Devamını Oku

  • RUBUBİYYET-İ MUTLAKA: Herşeyi kaplayan ve idaresi altına almış olan Allah’ın rububiyeti.(Evet bütün kâinatta hususan zihayatlarda ve bilhassa terbiye ve iaşelerinde her tarafta aynı tarzda ve umulmadık bir surette beraber ve birbiri içinde hakimâne, rahimâne bir dest-i gaybi tarafından olan bir tasarruf-u âmm elbette bir Rububiyyet-i mutlakanın tereşşuhudur ve ziyasıdır ve tahakkukuna bir bürhan-ı kat’îdir. Madem Devamını Oku

  • MUTE HARBİ: Mute, Şam’a bağlı, Kudüs’e iki konak mesafede bir yerdi. Mute harbi müslümanlarla Rumlar arasında vuku bulan muharebelerin başlangıcıdır. Sebebi de Peygamber’in elçisinin öldürülmesidir. Resul-ü Ekrem Busrâ emiri Şürahbil bin Amr’e, ashâbından Hâris bin Umeyr ile bir mektub göndererek İslâma dâvet etmişti. Hâris, Mute’den geçerken Şürahbil’e tesadüf edip, elçi olduğunu bildirdi. Bunun üzerine Şürahbil, Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar