FERİDE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FERİDE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FERİDE: f. Kendi ihtiyariyle hareket eden, gururlu, kibirli kimse.

Sponsorlu Bağlantılar

FERİDE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FERİD(E): Benzeri pek nâdir bulunan. Benzeri bulunmayan, yektâ. * Doğrudan doğruya Kur’andan ders alıp ders veren ve kuvve-i kudsiye sahibi olan Evliyaullah. Yalnız ve münferid. * Zamanında eşine rastlanmıyan. Akran ve emsali yok. * Dizilmiş inci. * Bir tane, nefis ve müntehab kıymetli cevher. * Kendi reyi ile hareket eden mağrur kimse. Devamını Oku

  • FERD-İ ÂFERÎDE: Hiç kimse. Devamını Oku

  • GERDUN-SİRİŞT: f. Mağrur, gururlu, kibirli kimse. * Zâlim, gaddar, kan dökücü. * Tenbel, uyuşuk. Devamını Oku

  • MÜSTA’ZIM: (Azm. den) Büyük gören, isti’zam eden, büyük tutan. * Gururlu, kibirli, enaniyetli. Devamını Oku

  • MAGRUR: (Mağrur) Gururlu. Boş bir şeye güvenen. Fâni ve faydasız şeylere güvenip kendini aldatan. Mütekebbir. Kibirli kimse. Müteazzım. Devamını Oku

  • MEZHÜVV: Kibirli, gururlu. Devamını Oku

  • GİRAN-SER: (C.: Giranserân) f. Mağrur, kibirli, gururlu, kendini beğenmiş. Devamını Oku

  • MASBU': Kibirli, gururlu, mağrur. Kendini beğenmiş. Devamını Oku

  • NİHVAR: f. Gururlu, kibirli, kendini beğenmiş adam. Devamını Oku

  • HODBİN: f. Başkasına hak tanımayıp, kendi lezzet ve menfaatını tâkib eden. Bencil. Enaniyetli. Kibirli. Devamını Oku

  • GERDEN-EFRAZ: (Gerden-firâz) f. Kibirli, gururlu. Boyun kaldıran, başı yukarda. Devamını Oku

  • EVRİDE: (Verid. C.) Vücudun her tarafından kalbe kanın gitmesini temin eden damarlar. Siyah kan damarları.(Sâni-i Hakîm, beden-i insanı, gayet muntazam bir şehir hükmünde halketmiştir. Damarların bir kısmı telgraf ve telefon vazifesini görür. Bir kısmı da, çeşmelerin boruları hükmünde, âb-ı hayat olan kanın cevelânına medardırlar. Kan ise; içinde iki kısım küreyvât halkedilmiş. Bir kısmı küreyvât-ı hamrâ Devamını Oku

  • MÜTEVAZİ': Gururlu olmayan, alçak gönüllü, kendi fakrını bilen. * Gösterişsiz. Devamını Oku

  • ASİL: Esas. Yedek olmayan. * Köklü. * Edebli, soylu. * Fık: Muamelâtta kendi nâmına hareket eden. * Akşam vakti. * Ölüm, mevt. Devamını Oku

  • İNTİYAT: Kendi reyi ile davranma, kendi istek ve iradesi ile hareket etme. * Asılı kalma. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar