FEREC Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

FEREC kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FEREC: Sıkıntıdan kurtulmak, zafer, inşirah, kederden kurtulmak. Genişlik, ferahlık, fütuhat. * Girecek yerler.

FEREC ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FERCE: Gamdan ve tasadan kurtulmak. * Kurtuluş. * Şiddetten kurtulmak. * Yarık, şak. * Girecek yer, medhal. * Açıklık, ferahlık. Devamını Oku

  • NÜCH (NECÂH): Zafer bulmak. Hâlâs olmak. Kurtulmak. İhtiyaçlarını giderip zafer bulmak. Devamını Oku

  • MÜNFERİC: İnfirac eden. Çok açık. Açılan, genişleyen. * Gam, gussa ve kederden kurtulmuş. * Arası geniş. Açık olan. İki tarafı birbirinden uzak olan. Devamını Oku

  • FÜTUH: (Feth. C.) Fetihler. * (C: Fütuhât) Açılmak. * Yardım. * Lütf-u İlâhîye ulaşmak. * Zafer. Galibiyet. * Açıklık. Gönül ferahlıkları. Devamını Oku

  • KABZ U BAST: Ruhen sıkıntı. Daralma ve genişleme. Sıkıntı ve ferahlık. * Birini diğeri üzerine tercih etme. * Münkabız bir adama ferahlık ve sürurluluk vermek, sevindirmek. * Beyan ve ifâde etmek. * Uzun uzun ve etraflıca anlatmak. Devamını Oku

  • SADAKA: Allah rızâsı için fakirlere verilen mal, para, ilim gibi insanın muhtaç olduğu her hangi bir şey. (Asr-ı Saâdette fukara-i müslimîn için toplanan zekâta dahi bu nâm verilirdi.) (Bak: Belâ)(…Ehl-i keşiften rivayeten bu geçen Ramazanda Ehl-i Sünnet ve Cemaat için bir ferec, bir fütuhat olacağını haber verdikleri halde zuhur etmedi. Böyle ehl-i velâyet ve keşif, Devamını Oku

  • ERGAD: Maişetçe daha ferahlık. Geniş maişet. Devamını Oku

  • MUZAFFER: Kahraman. Gâlip gelmiş. Başarmış. Muvaffak olmuş. Zafer kazanmış, zafer kazanan. Devamını Oku

  • FETH-İ MÜBİN: Açık ve parlak zafer. Hakkı, bâtılın tahakkümünden kurtaran veya birbirine zıd olan hak ile batılın karışıklığını ayırarak hakkı galip kılan feth ve zafer Bu zafer, harp ile olabileceği gibi harpsiz de olur. (Hakikatın ve ilmin galebesi gibi.)Fetih suresinin birinci âyetinde geçen “Feth-i mübin”in ifade ettiği manâlardan biri: Sahih-i Buharî muhtasarının beyanına göre çok Devamını Oku

  • BÂSIT: Açan. Yayan. Serici. * Ferahlık veren. * Dilediği kulunun rızkını genişlendiren Allah (C. C.). * Mücerred olup, mürekkep ve müellef olmayan. * Tıb: Bir uzvu uzatıp açan adele. Devamını Oku

  • MEYADİN: (Meydan. C.) Meydanlar. Geniş yerler. Arsalar. Devamını Oku

  • BÜYUN: Geniş ve derin kuyu. * Mıntıkalar, bölgeler, yerler. Devamını Oku

  • İNBİSAT: Genişleme. Yayılma. * Açık yüzlü olma. Şâd, mesrur ve mahzuz olma. * Gönül açıklığı. Kalb ferahlığı. * Fiz: Sıcaklığın etkisiyle madenî cisimlerin enine, boyuna büyüyüp uzaması. Genleşme. Devamını Oku

  • MENABİ’: (Menba’. C.) Kaynaklar. Pınarlar. Nebeân eden yerler. * Her şeyin zâhir olduğu yerler. * Servetlerin çıktığı yerler. Devamını Oku

  • FERAH: Şen, sıkıntıda olmayan. İç açıcı. Şenlendiren. * İnşirah. Sevinç. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar