FAZÎHA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FAZÎHA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FAZÎHA: (C: Fazayıh) Alçaklığı, edebsizliği gerektiren iş veya şey.

Sponsorlu Bağlantılar

FAZÎHA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FAZAYİH: (Fazih. C.) Ayıplar, rezaletler. Sır kabilinden olan kötü hasletlerin açılıp fâş edilmesi. Devamını Oku

  • NÜFAZ (NÜFÂZE): Ağaçtan veya başka birşeyden silkmekten ve hareket ettirmekten dolayı düşen nesne. Devamını Oku

  • CİNAYAT: (Cinayet. C.) Büyük cezâları gerektiren suçlar. Cinayetler. Devamını Oku

  • ESBAB-I MÛCİBE: Gerektiren sebebler. İcab eden sebepler. Devamını Oku

  • ZEBİHA: Boğazlanmış veya kesilecek hayvan. (Bak: Zebh) Devamını Oku

  • CANİHA: Bir tarafa meyleden veya bir cenahı tutan. * Göğüs altındaki iyeği. Devamını Oku

  • SELİHA: Kabuk. * Soyulmuş veya bozulmuş şey. * Tarçın yerine kullanılan bir ağacın adı. Devamını Oku

  • MÜLZİM: İlzam eden, susturucu. * Lüzumlu gören. Gerektiren. * Verilen hükmün mutlak yerine getirilmesindeki mecburiyet. Devamını Oku

  • İKRAH-I NÂKIS: Huk: Dayak ve hapis gibi keder ve elemi gerektiren şeylerden meydana gelen mecburiyet. Devamını Oku

  • MÜSTELZİM: Lüzumlu, gerektiren. Mucib ve sebep. Bais olan. Bir şeyin lüzumunu deruhde eden. Devamını Oku

  • HAŞV-İ MELİH: Söz arasında ikinci bir kelime veya cümle ile ikinci derecede bir mâna ifade etmek. Devamını Oku

  • FÂTİHA: Bir şeyin başlangıcı, ibtidası. * Mübaşeret. Başlamak. * Karar vermek. * Bir duânın sonunda veya duâya başlarken Fâtiha Suresini okumayı hatırlatan ifade. * Kur’an-ı Kerim’in birinci suresi. (Bak: Seb’ul mesâni) Devamını Oku

  • HAŞİYE: Sahife kenarına veya altına yazılan izah. Bir kitabın izah ve şerhini yapan yazı. Kenar, pervaz. Devamını Oku

  • ŞAGİL: İşgal eden, tutan.* Meşgul eden, meşgul edici. * Meşgul olmayı gerektiren. * Bir mülkte oturan. Devamını Oku

  • MUCİB: (Mucibe) İcâb eden, lâzım gelen. * Bir şeyin peydâ olmasına vesile ve sebep olan. Gereken. Gerektiren, lâzım gelen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar