FÂİDE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

FÂİDE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FÂİDE: (C.: Fevaid) Kazanç, kâr, nef', menfaat. İstifadeye sebeb. Yararlılık, işe yarama.

FÂİDE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MENFAATBAHŞ: f. Faydalı, yararlı. Menfaat ve fayda veren. Devamını Oku

  • HÂSILAT-I SÂFİYE: Sâfi kazanç. Net kâr. Bütün masraflar çıktıktan so a kazanç olarak geri kalan hâsılat. Devamını Oku

  • AYİDE: Fayda, menfaat. * Muhabbet, sevgi. Devamını Oku

  • AİDE: (C: Avâid – Aidat) Kâr, kazanç, fayda, gelir. Devamını Oku

  • FÂİDE-MEND: f. Kârlı, faydalanan, menfaat elde eden. Devamını Oku

  • FÂKA-İ ŞEDİDE: şiddetli ihtiyaç. Devamını Oku

  • DİF: (C.: Edfâ) Çok hararet. * Derin duvar. * Deveden gelen fayda, menfaat. Devamını Oku

  • HALVET-İ FÂSİDE: Karı-kocanın aralarında şer’î mâni olmasına rağmen birleşmeleri. Devamını Oku

  • MESÂFÂT-I BAİDE: Uzak mesafeler. Devamını Oku

  • MEZİYYET-İ İFÂDE: İfâde meziyeti. Devamını Oku

  • İCARE-İ FÂSİDE: İn’ikad şartlarını câmi’ olduğu halde sıhhat şartlarını tamamen veya kısmen cami olmayan icaredir. Bu, aslen meşru olduğu hâlde vasfen meşru bulunmamış olur. Binaenaleyh böyle bir icareyi mucir ile müstecirden herhangi biri fesh edebilir. Devamını Oku

  • İCARE-İ FÂSİDE: İn’ikad şartlarını câmi’ olduğu halde sıhhat şartlarını tamamen veya kısmen cami olmayan icaredir. Bu, aslen meşru olduğu hâlde vasfen meşru bulunmamış olur. Binaenaleyh böyle bir icareyi mucir ile müstecirden herhangi biri fesh edebilir. Devamını Oku

  • CEDDE-İ FÂSİDE: Ananın anası, anneanne. Devamını Oku

  • HÂFİR-İ Bİ’R: Kuyu kazan. Devamını Oku

  • HÂFİR-İ KABR: Mezar kazan, mezarcı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar