FAAL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

FAAL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

FAAL: Balta sapı. * Kerem.

Sponsorlu Bağlantılar

FAAL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KULİS FAALİYETİ: Toplantı yapılan yerlerde, toplantı haricinde çeşitli grupların yaptığı gizli çalışma. Devamını Oku

  • FAALİYET-İ RUBUBİYET: Allah’ın rububiyet faaliyeti ve icraatı.(Hâlik-ı Zülcelâl hayret-nümâ, dehşet-engiz bir surette bir faaliyet-i Rububiyetiyle, mevcudatı mütemadiyen tebdil ve tecdit ettiğinin bir hikmeti budur: Nasılki mahlukatta faaliyet ve hareket; bir iştiha, bir iştiyak, bir lezzetten, bir muhabbetten ileri geliyor. Hattâ denilebilir ki: Herbir faaliyette, bir lezzet nev’i vardır; belki herbir faaliyet, bir çeşit lezzettir. Ve Devamını Oku

  • FE’S: İki yüzlü balta. * Balta ile vurmak. Devamını Oku

  • FE’S: İki yüzlü balta. * Balta ile vurmak. Devamını Oku

  • KÂN-I KEREM: Kerem, lütuf ve ihsan menbaı. Devamını Oku

  • HURT: (C.: Hurut-Ahrât) Balta. İğne deliği, balta deliği, kulak deliği. Devamını Oku

  • NEŞİT: Neş’eli, sevinçli, şenlikli. Faal. Devamını Oku

  • KIRZÎN (KİRZİN): (C.: Kerâzin) Büyük balta. Devamını Oku

  • HADAE: İki yüzlü balta. Devamını Oku

  • TEBER: f. Balta. Devamını Oku

  • MI’VEL: (C: Meâvi) Sivri külünk ve balta. Devamını Oku

  • KİRZİM: (C.: Kerâzim) Yüksek burunlu kimse. * Büyük balta. Devamını Oku

  • SAKUR: Sivri burunlu büyük balta. Külünk. Devamını Oku

  • MİHADDE: Baş ve yüz altına koydukları yastık. * Kazma. * Balta. Devamını Oku

  • MİHADDE: Baş ve yüz altına koydukları yastık. * Kazma. * Balta. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar