EZA Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

EZA kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

EZA: Ticarette kaybetme, zarar etme. * Kibir ve gururunu bıraktırma. * Sıkıntı, eziyet, zulüm, cevr, sitem, renc, incinmek. İnsanın kerih görüp mahzun olduğu şey. * Hayır ve sadaka yoluyla mal vermede gururlanmak. Tetavül etmek.

Sponsorlu Bağlantılar

EZA ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TETAVÜL: Uzun olma, uzama. * Zulüm etme. * Birbirine muhalefet, kibir ve taazzum etme. * Musallat olma. * Mugayeret eylemek. Devamını Oku

  • SADAKA-İ FITR: Ramazan bayramından evvel fıtra olarak verilen sadaka. Zengin (nisaba mâlik) her müslümanın (ihtiyar, genç, çocuk ve hattâ bunak da olsa) fakirlere vermeye mükellef olduğu sadakadır, vâcibdir. Nisaba mâlik olan bir müslüman, hem kendi nefsi için, hem de çocukları, hizmetçisi için sadaka-i fıtır verir. Fıtra: Fıtrat sadakası, yaratılış atiyyesi demektir. Sadaka-i fıtr: Buğday veya Devamını Oku

  • SADAKA-İ FITR: Ramazan bayramından evvel fıtra olarak verilen sadaka. Zengin (nisaba mâlik) her müslümanın (ihtiyar, genç, çocuk ve hattâ bunak da olsa) fakirlere vermeye mükellef olduğu sadakadır, vâcibdir. Nisaba mâlik olan bir müslüman, hem kendi nefsi için, hem de çocukları, hizmetçisi için sadaka-i fıtır verir. Fıtra: Fıtrat sadakası, yaratılış atiyyesi demektir. Sadaka-i fıtr: Buğday veya Devamını Oku

  • TAZMİN: Kefil olmak. * Zarar verdiği kimsenin zarar ve ziyanını ödemek. * Edb: Başkasına ait bir mısra veya beyti intihâl ve tevârüd olmaksızın kendi şiirine alma san’atı. * Bir şeyi bir şeye dâhil etmek. * Zararı ödetmek. Devamını Oku

  • İZDİYAL: Kaybetme, yok etme. Devamını Oku

  • İZDİYAL: Kaybetme, yok etme. Devamını Oku

  • AKAR: Zayi etme, kaybetme. * Kumlu yer. * Para getiren mülk. (Ev, dükkân gibi.) Devamını Oku

  • RENC-BER: f. (Renc; sıkıntı, zahmet. Ber; çeken) Tarla ve bahçede yahut başka işlerde kazmak veya taş, toprak taşımak gibi işlerde çalıştırılan gündelikçi. Amele, ırgat. * Çiftçi. Devamını Oku

  • ABESE: (Abs. den) Çehresini çattı, sureti kerih oldu (meâlinde). Devamını Oku

  • İHZAN: Mahzun etme, hüzünlendirme, keder verme. Devamını Oku

  • İRADE-İ CÜZ’İYYE: Allah tarafından insanın kendi salâhiyetinde bıraktığı istek, arzu. İnsanın herhangi bir tarafa meyletme kuvveti ve isteği. Az ve zayıf irade. Devamını Oku

  • KUSUT: Haktan sapmakla cevr ve zulmetmek. * Birşeyi kısımlara ayırmak, tefrik etmek. Devamını Oku

  • MAHALL-İ SADAKA: Sadaka olarak verilen mal veya parayı şer’an almağa ehil olan kimse. Devamını Oku

  • MUTASADDIKÎN: (Mutasaddık. C.) Sadaka verenler. Tasadduk edenler. * Sâdık ve doğru olduğu anlaşılanlar. Devamını Oku

  • TASADDUK: Sadaka vermek. Allah rızası için fakirlere ve ihtiyacı olanlara, para veyahut ihtiyaca göre herhangi bir şey vermek. * Sadık ve gerçek olduğu tahakkuk etmek, meydana çıkmak.(İlmi olan kimse ilminden, malı olan kimse malından tasadduk etsin.) (Hadis meâli) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar