ESNAF Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ESNAF kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ESNAF: Sınıflar. Sıralar. Türlüler, menbalar, menşe'ler, asıllar, esaslar.

Sponsorlu Bağlantılar

ESNAF ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ESNAH: (Sinh. C.) Kökler, menbalar, menşe’ler, asıllar, esaslar. Devamını Oku

  • EŞTAT: (Şetit. C.) Takımlar, fırkalar, bölümler. Esnaf, sınıflar. Çeşitler, cinsler, neviler. Devamını Oku

  • ÜMMEHAT: (Ümm. C.) Analar. * Esaslar, asıllar. * İslâmî ana eserler. Me’haz olabilecek kıymetli ilmî eserler. Devamını Oku

  • USUL: (Asıl. C.) Ana, baba. Cedler. * İstinadgâh. * Râcih delil, kaide. Asıllar, kökler, temeller. Bir ilmin asıl mevzuundan önce öğrenilmesi lâzım gelen esaslar. Bir hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yol. * Tarz, metod, tertip. Devamını Oku

  • MUHAYYİR-ÜL UKUL: Akıllara hayret veren. Akılları şaşırtan, akılları durduran. Devamını Oku

  • EHL-İ SÛK: f. Çarşı halkı, esnaf. Devamını Oku

  • SİYER-İ SENİYYE: Yüksek ahlâk ve yüksek vasıflar. Hazret-i Peygamberin (A.S.M.) yüksek ahlâk ve vasıflarına dair yazılan kitab. Devamını Oku

  • TİMSAL: Resim, suret, sembol, nümune. Tasvir. Bir şeyi başka bir şeye benzetmek. Heykel.(Cam, su, hava, âlem-i misal, ruh, akıl, hayal, zaman vesâire gibi, tecelli-i timsal akislere mahal ve mazhar olan çok şeyler vardır. Maddiyat-ı kesifenin timsalleri hem münfasıl, hem ölü hükmündedirler. Çünkü asıllarına gayr oldukları gibi, asıllarının hâsiyetlerinden de mahrumdurlar. Nurânilerin timsalleri ise, asıllarıyla muttasıl Devamını Oku

  • SUKA: Çarşı adamı, esnaf. Devamını Oku

  • BEZZAZİSTAN: f. Esnaf çarşısı. Bedestan. Devamını Oku

  • HECES: Gönüle düşen hatıralar. Devamını Oku

  • HECS: Gönüle düşen hâtıralar. Devamını Oku

  • SUFUF: (Saf. C.) Saflar. Sıralar. Devamını Oku

  • MENAZIM: (Manzam. C.) Sıralar, diziler. Devamını Oku

  • HAVATIR: Hâtıralar. Fikirler. Düşünceler. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar