EMGAZ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

EMGAZ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

EMGAZ: Kırmızı, kızıl nesne, ahmer. * Aşkar at. * Koyunu sağdıklarında süt ile birlikte kan çıksa "emgazeti'ş şât" derler.

EMGAZ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BUHNUK: Kadınların başlarına örtüp iki uçlarını çenesi altına bağladıkları bez. (Türkçe “destâr” derler) Devamını Oku

  • ATİRE: Receb ayında keferenin putları için boğazladıkları koyun ki, o puta “itrâ” derler. Devamını Oku

  • RUBUZ: Koyun, sığır, at, katır ve köpeğin ayaklarını büküp yatması. (Yattıkları yere “merbaz” derler) Devamını Oku

  • TURFE: (C.: Etrâf) Nâziklik, yumuşaklık. * Nimet. * Güzel yemek. * Zarif, iyi nesne. * Üst dudağın ortasında fazlalık olarak yumru et olması. (O kişiye “etref” derler. Devamını Oku

  • KAZİFE: Sövdükleri söz. * Attıkları nesne. Devamını Oku

  • MİSHANE: Taş parçaladıkları nesne. Devamını Oku

  • ZÜLHUKA: Çocukların üzerine çıkıp kaydıkları nesne. Devamını Oku

  • MÜŞARİK: (Şirket. den) Ortak, şerik. Bir işte birlikte bulunan. * Birlikte iş yapanlardan herbiri. Ortakların beheri. Devamını Oku

  • MÜSNEDE: Arka yastığı. Arkaya dayadıkları nesne. Devamını Oku

  • MI’LA: Çulhaların çukur içinde ayak ile basıp oynadıkları nesne. Devamını Oku

  • CEZUR: (C.: Cüzür) Boğazlanacak deve. Hem erkeğe hem dişiye denir. (Boğazlanacak yere meczer derler. Boğazlayan kimseye cezzar derler.) Devamını Oku

  • ŞİCAB: Divit kapağı. * Her nesnenin ağzına, yarığına ve gedik yerine koyup tıkadıkları nesne. Devamını Oku

  • LEBEB: (C: Elbâb) Göğüste gerdanlık takılan yer. * Atın göğsüne yapılan sinebend. * Devenin ve sâir davarın göğsüne bağladıkları nesne. * Dağ eteğinde olan azıcık yumuşak kum. Devamını Oku

  • LEBEB: (C: Elbâb) Göğüste gerdanlık takılan yer. * Atın göğsüne yapılan sinebend. * Devenin ve sâir davarın göğsüne bağladıkları nesne. * Dağ eteğinde olan azıcık yumuşak kum. Devamını Oku

  • KINVE (KUNVE): Koyunu döl için saklamak. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar