EMANAT Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

EMANAT kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

EMANAT: (Emanet. C.) Emanetler.

EMANAT ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • EMANETDAR: f. Kendisine birşey emanet edilen kimse, emanetçi. Devamını Oku

  • MÜSTEVDA’: (Ved. den) Emaneti kabul eden. * Emanet bırakılan, emanet bırakılmış. Devamını Oku

  • EMANETEN: Emanet yoluyla, emanet olarak. * Bir resmî daire tarafından bizzat, ihale şeklinde ve iltizam suretiyle olmayarak. Devamını Oku

  • EMANETEN: Emanet yoluyla, emanet olarak. * Bir resmî daire tarafından bizzat, ihale şeklinde ve iltizam suretiyle olmayarak. Devamını Oku

  • MÜSTEVDİ’: (Ved. den) Emanet bırakılan yer. *Emanet bırakan. Devamını Oku

  • HIRKA-İ SAADET: Cenab-ı Peygamber’in (A.S.M.) İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda gümüş sandık içinde muhafaza edilen hırkasıdır. Mısır’ın fethi üzerine Mekke Şerifi tarafından diğer emanat-ı mübareke ile beraber Yavuz Sultan Selim Han’a hediye edilmiştir. Hırka-i Şerif de denir. (O.T.D.S.) Devamını Oku

  • VEDİA: Emanet. Devamını Oku

  • EMANETDARÎ: f. Emanetçilik. Devamını Oku

  • MEVKÛL: (Vekâlet. den) Bir vekile emanet edilen. Devamını Oku

  • MEVDU: (Mevdua) Emanet bırakılmış, tevdi olunmuş. Devamını Oku

  • TERHİN: Rehin verme. Emanet bırakma. Devamını Oku

  • TEVDİAN: Vererek, bırakarak, teslim ve emanet ederek. Devamını Oku

  • HIFZ-I EMANET: Canı muhafaza etme. * Bırakılan emaneti koruma. Devamını Oku

  • MEVDUAT: (Mevdu. C.) Emanet bırakılmış şeyler. * Bankaya konan para ki, faizle olduğundan haramdır. (Bak: Riba) Devamını Oku

  • SAİ: Çalışan. * Devletçe posta idaresinin kurulmasından evvel mektup ve emanet götürüp getiren kimseler. * Bir yere vâli olan. * Cemaat başı. * Yan yan giden. * Hızlı yürüyen. * Koğuculuk yapan. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar