ELMAS-PARE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

ELMAS-PARE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ELMAS-PARE: Elmas parçası. * Mc: Çok güzel.

Sponsorlu Bağlantılar

ELMAS-PARE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ELMAS-TIRAŞ: Elmas gibi yontulmuş olan makbul bir cam, kristal. Devamını Oku

  • ELMAS-RİZE: Elmas kırıntısı, döküntüsü. Devamını Oku

  • ELMAS: Çok kıymetli, beyaz, şeffaf mâden. Cevher. Kıymetli taş. (En saf karbondur.) Devamını Oku

  • FASETE: Fr. Tıraş olunmuş elmasın yüzlerinden her biri. Devamını Oku

  • HULFETMEK: Sözünde durmamak.HULİYY : (C.: Huliyyât) Altun, gümüş, elmas, zümrüt, vs. gibi süs eşyası. Mücevher. Devamını Oku

  • HADAKA: Elmas. * Her görüp beğendiğini aldırmak için kocasına teklif eden kadın. Devamını Oku

  • PIRLANTA: İtl. Çok tıraş edilmiş, foyasız parlak elmas. Taşı pırlanta olan. Devamını Oku

  • HOŞAB: f. Suyu, havası iyi olan yer. Parlak, berrak. Elmas, inci gibi şeylerin parlaklığı. * Hoşaf. Devamını Oku

  • ŞAHM-PARE: f. İç yağın bir parçası. Bir kısım iç yağı. Devamını Oku

  • PARE-PARE: f. Parça parça. Devamını Oku

  • BELADİR: f. Kadınların kullandıkları altun, gümüş, zümrüt, yakut, elmas gibi süs eşyası. * Belâyı def etmek için verilen sadaka. Devamını Oku

  • ŞEMS-PARE: f. Güneş parçası. * Mc: Çok parlak. Devamını Oku

  • GÜHER-PARE: f. Mücevher parçası. Devamını Oku

  • SÜPARE: (Bak: Sipare) Devamını Oku

  • PARE-DUZ: f. Eskici, yamacı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar