ELİM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ELİM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ELİM: (Elime) Acı veren, acıtan, ağrıtan. Çok şiddetli ağrı veren.

ELİM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • MÜSMİR: Hayır veren, meyve veren, faydalı netice veren. Devamını Oku

  • MÜNİR: Nurlandıran, nur veren, ziya veren, ışık veren, parlak. Devamını Oku

  • ŞEDİD-ÜL MİHAL: Şiddetli kuvvet. Ağır ve şiddetli azab. Devamını Oku

  • ŞEDİD-ÜL MİHAL: Şiddetli kuvvet. Ağır ve şiddetli azab. Devamını Oku

  • MÜNESSİM: Hayat veren, ruh veren. Allah. * Lâyık olana maaş bağlıyan kimse. * Köle âzâd eden. Devamını Oku

  • MÜKELLİF: Teklif eden. * Vazife veren. İş veren. * Zorluğa sevkeden. Devamını Oku

  • MÜNTİC: İntâc eden, netice veren. Sebebiyet veren, meydana getiren. Bir şeyin neticelenmesine sebep olan. Devamını Oku

  • MÜFERRİC: Ferahlandıran. Ferah veren. İç açıcı. * Kurtarıcı. Ferec veren. Devamını Oku

  • MÜTEADİD: Birbirine kuvvet veren, omuz omuza veren. Devamını Oku

  • MÜVESVİS: Vesvese veren, şek veren. Şüphelenmeğe sebeb olan. Devamını Oku

  • BEVARİH: (Bârih. C.) Şiddetli sıcaklar ve şiddetli rüzgârlar ki, adına Samyeli denir. Devamını Oku

  • BUAK: Şiddetli sel. * Şiddetli ses, sadâ. Haykırış. * Birden bire, ansızın gelen yağmur. Devamını Oku

  • SAHSALİK: Katı, şiddetli, şedid. * Yaşlanmış, ihtiyar kadın. * Şiddetli ses. Devamını Oku

  • FIRTINA: Şiddetli rüzgârla denizin dalgalanıp karışması. * Rüzgârın çok şiddetli esmesi. Devamını Oku

  • MUÎR: Ödünç olarak veren. Borç veren. Karz-ı hasen tarzında veren. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar