ELCEZİRE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

ELCEZİRE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

ELCEZİRE: Mezopotamya. Dicle ve Fırat nehirleri arasında bulunan yerin adı. Bugün Irak'ın toprakları arasındadır.

ELCEZİRE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • IRÂK-I ARAB: Arap Irak. Fırat ve Dicle nehirleri arasında kalan ve Bağdat’ın kuzeyine kadar uzanan topraklara Osmanlı İmparatorluğu zamanında verilen isim. Devamını Oku

  • FIRAT: Ön Asya’nın en büyük nehridir. Diyadin civarında çıkar, Anadolu’nun doğu taraflarına kadar gelip Mezopotamya’yı dolaştıktan so a Irak’ta Dicle ile birleşerek Basra Körfezi’ne dökülür. Devamını Oku

  • IRÂK-I ACEM: (Acem Irakı) Tar: Irak’ın Dicle nehrinden başlayarak İran sınırındaki yüksek dağlık mıntıkaya kadar uzanan bölgesine Osmanlılarca verilen ad. Devamını Oku

  • HAZÎRE: Etrafında duvar veya çit bulunan ağıl, bahçe. * Mezarlık. Devamını Oku

  • MADDE-İ MUSAVVİRE: Tıb: Kanın küreciklerinden başka gıda maddesinden olup, azot ve sair maddeleri içine alan sulu cisim. Canlı hücrelerin vücudunu teşkil eden ve içinde çoğunun çekirdek bulunan albüminli madde. Protoplazma. Devamını Oku

  • ÂLEM-İ CEBERUT: Âlem-i azamet ve kudret. (Bununla âlem-i esmâ ve sıfât kasdolunur. Muhakkıkların ekserisine göre bu, âlem-i evsattır. Yâni üstte olan Lâhut âlemi ile altta bulunan melekut âlemi arasındaki âlem. Amiriyyet-i umumiyyeyi muhit olan berzahtır. Ceberut, ibranice “kudret” mânasındadır). Devamını Oku

  • IRAKÎ: (Irâkiyye) Irak halkından, Iraklı. * Irak’a ait. Devamını Oku

  • EYVAN-I KİSRA: Dicle Nehri kenarında sol tarafta Medâyin şehrinde yıkıntıları bulunan eski İran (Acem) Padişahına mahsus bir saray. Bu saray, Peygamberimizin (A.S.M.) doğduğu gece çatlamıştır. Devamını Oku

  • MAVERA-ÜN NEHR: Ceyhun ırmağının doğusunda kalan ülkelere müslüman coğrafyacıların verdiği ad. Türklerin yaşadıkları bu ülkeler, Ceyhun ve Seyhun ırmaklarının havzalarını ihtiva ediyordu. * Dicle ile Fırat arası. Devamını Oku

  • HAVERNAK: Irak’ta bulunan Numân-ı Ekber denen biri tarafından binâ edilmiş olan bir köşk. Devamını Oku

  • ABDULAZİZ: 32. Osmanlı Padişahıdır. Hilâfeti (Hi: 1277-1293) seneleri arasındadır. Mithat Paşa ve arkadaşları tarafından bilek damarları kesilerek şehid edilmiştir. Devamını Oku

  • SA’D BİN EBİ VAKKAS (R. A.): Aşere-i Mübeşşere’den ve ilk İslâm olanların yedincisidir. Peygamberimiz (A.S.M.) ile beraber bütün gazalarda bulundu. Müslüman olduğunda 17 yaşlarında idi. Hz. Ömer zamanında İran’a gönderilen ordunun başkumandanı oldu. Medayin şehrinin fethinde ve Kadsiye meydan muharebesinde muvaffak oldu. Kufe şehrinin kurulmasına vesile oldu. Kufe ve Irak vâliliklerinde bulundu. Vefatı 55 Hicri Devamını Oku

  • TEDEKDÜK: Taşlıkta ve kum arasında olmak. * Dağ, yerinden ayrılıp pâre pâre olmak. * Zelzele olup yerin deprenmesi. Devamını Oku

  • MÜŞABEHE(T): (şebeh ve şibih. den) Benzeme, benzeyiş.(Arkadaş! Bir nev’in efradı arasındaki tevafuk ve bir cinsin envaı arasında aza-yı esasiyede bulunan müşabehet, sikkenin ittihadına, kalemin vahdetine delâlet ettiklerinden anlaşılıyor ki: Bütün mütevafık ve müteşabihler, yâni birbirine benzeyen çokluk, bir Zât-ı Vâhid’in eser-i san’atıdır. M.N.) Devamını Oku

  • ÇÂRE: f. Neticeye varmak üzere maniaları kaldırmak için tutulması icabeden çıkar yol. Kurtuluş yolu. Tedbir, yardım, yol. * Hile. * Bir def’a. * Ayrılık. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar