EHL-İ DİL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

EHL-İ DİL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

EHL-İ DİL: (Ehl-i kalb) Kalbi uyanık, basireti ziyade olan. Gönül ehli. Mâneviyata çok kıymet veren, kalben Cenab-ı Hakk'a çok yakınlık hissedip çok hikmetlerden anlayan zât.

Sponsorlu Bağlantılar

EHL-İ DİL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • FÜSÜRDE DİL (EFSÜRDE DİL): Kalbi donmuş. Hissiz. Kalbi katılaşmış. Devamını Oku

  • EHL-İ DÜNYÂ: Dünyaya haddinden ziyade kıymet veren, maddeci kimse. Devamını Oku

  • DÂD-I HAK RÂ KABİLİYYET ŞART NİST: Cenab-ı Hakk’ın lütf u ihsanında kabiliyyet şart değildir. Devamını Oku

  • DİL-AŞUB: f. Kalbi sıkan, yüreğe sıkıntı veren, gönle eza veren. * Kalbi meftun eden güzel. Devamını Oku

  • ZİNDE-DİL: f. Kalbi diri olan, uyanık. Devamını Oku

  • BASİRET-İ KALB: Gönül uyanıklığı. Kalb basireti. Devamını Oku

  • MÜREBBİ-İ DİL: Kalbi ıslah ve terbiye eden. Devamını Oku

  • MÜBTEHİC-ÜL KALB: Kalbi mesrur olan. Sevinçli, memnun. Devamını Oku

  • DİL-ÂGÂH: f. Kalbi uyanık. Akıllı, bilgili, görgülü. Gönül anlar. Devamını Oku

  • ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü. Devamını Oku

  • ÇEŞM-İ DİL: Basiret. Kalb gözü. Devamını Oku

  • MÜTESAİD: Yükselen, yukarı çıkan. * Ziyade olan. * Zahmet veren. Devamını Oku

  • ÂDİL: (Âdile) Adâlet eden. Allah’ın emirlerini noksansız tatbik eden. Doğru. Doğruluk gösteren. Adâlet sahibi. (Bak: Adâlet)(Meselâ bir hükümdâr-ı âdil, ihkak-ı hak için mazlumların hakkını zâlimlerden almakla ve fakirleri kavilerin şerrinden muhafaza etmekle ve herkese müstahak olduğu hakkı vermekle lezzet alması, iftihar etmesi, memnun olması; hükümdarlığın ve adaletin bir kaide-i esasiyesi olduğundan elbette Hâkim-i Hakim, Adl-i Devamını Oku

  • SAFİYY-ÜL KALB: Kalbi temiz. Devamını Oku

  • AŞK-I LÂHÛTÎ: Cenab-ı Hakk’a olan sevgi ve muhabbet. Aşk-ı İlâhî, aşk-ı hakikî, aşk-ı mânevî gibi tâbirler Cenab-ı Vacib-ül Vücud’a dâir şiddetli muhabbet ve sevgiyi ifâde eder. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar