EHADİYYET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

EHADİYYET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

EHADİYYET: (Ahadiyet) Allah'ın (C.C.) her bir şeyde kendine âit birlik tecellisi. (Ehadiyyet, her bir şeyde Halik-ı Külli Şey'in ekser esmâsı tecelli ediyor demektir. Meselâ: Güneşin ziyası, bütün zemin yüzünü ihata ettiği haysiyeti ile vahidiyyet misâlini gösterir ve her bir şeffaf cüz'de ve su katrelerinde, güneşin ziyası ve harareti ve ziyasındaki yedi rengi ve bir nevi gölgesi bulunması ehadiyyet misâlini gösterir. Ve her bir şeyde, hususan zi-hayatta ve bilhassa her bir insanda o Sani'in ekser esması onda tecelli ettiği cihetle ehadiyeti gösterir. M.) (Bak: Rahmaniyyet)

Sponsorlu Bağlantılar

EHADİYYET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • VÂHİDİYYET: Cenab-ı Hakk’ın (C.C.) umum eşyada birden birlik tecellisi.(Vâhidiyyet ise, bütün o mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır, demektir. Ehadiyyet ise, herbir şeyde Hâlık-ı Küll-i Şey’in ekser esması tecelli ediyor demektir. Meselâ: Güneşin ziyası bütün zeminin yüzünü ihata ettiği haysiyetiyle vâhidiyet misalini gösterir. Ve herbir şeffaf cüzde ve su katrelerinde Güneş’in ziyası ve Devamını Oku

  • AYİNE-İ EHADİYET: Ehadiyetin ayinesi. Cenab-ı Hakk’ın ekser isimlerinin tecellisine mazhar olan şey.(Hayat birşeye girdiği vakit, o cesedi bir âlem hükmüne getirir; cüz ise küll gibi, cüz’iye dahi külli gibi bir câmiiyyet verir. Evet hayatın öyle bir câmiiyyeti var; âdeta umum kâinata tecelli eden ekser Esmâ-i Hüsnayı kendinde gösteren bir câmi âyine-i ehadiyettir. Bir cisme hayat Devamını Oku

  • DAİRE-İ EHADİYET: Allah’ın ehadiyetle tecelli ettiği dâire. (Bak: Ehadiyet) Devamını Oku

  • RAHMANİYYET: Cenab-ı Hakk’ın Rahman oluşu.(Yâni: Gözümüzle görüyoruz, birisi var ki, bize zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleri ile doldurmuş, bir ziyafetgâh yapmış ve Rahmâniyetin yüz binlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş ve zemin içini rahimiyyet ve hakîmiyetin binlerle kıymettar ihsanlarını câmi’ bir mahzen yapmış. Ve zemini devr-i senevîsinde bir ticaret gemisi hükmünde Devamını Oku

  • RUBUBİYYET-İ MUTLAKA: Herşeyi kaplayan ve idaresi altına almış olan Allah’ın rububiyeti.(Evet bütün kâinatta hususan zihayatlarda ve bilhassa terbiye ve iaşelerinde her tarafta aynı tarzda ve umulmadık bir surette beraber ve birbiri içinde hakimâne, rahimâne bir dest-i gaybi tarafından olan bir tasarruf-u âmm elbette bir Rububiyyet-i mutlakanın tereşşuhudur ve ziyasıdır ve tahakkukuna bir bürhan-ı kat’îdir. Madem Devamını Oku

  • EHAD: Bir. Tek. İnfiradla muttasıf sıfât-ı kâmileyi cami’ olan. (Bak: Ehadiyyet) Devamını Oku

  • CAMİİYYET: Câmi’lik, toplayıcılık. * Çok şeylerle alâkalılık. * Pek ziyâde mânâları ve şeyleri hâvi olmak.(Evet hayatın öyle bir câmiiyyeti var; âdeta umum kâinata tecelli eden ekser Esmâ-i Hüsnâ’yı kendinde gösteren bir câmi âyine-i ehadiyyettir. Bir cisme hayat girdiği vakit, küçük bir âlem hükmüne getirir; âdetâ kâinat şeceresinin bir nevi fihristesini taşıyan bir nevi çekirdeği hükmüne Devamını Oku

  • SİKKE-İ EHADİYET: Her şeyin bir elden çıktığını gösteren damga, işaret. (Bak: Ehadiyyet) Devamını Oku

  • AHADİYYET: (Bak: Ehadiyyet) Devamını Oku

  • HÜVE-L EHAD: O Allah birdir. (Bak: Ehad) Devamını Oku

  • EHADİS: Hadisler. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (A.S.M.) sözleri, hareketleri ve emirlerini bildiren hakikatler. (Bak: Hadis) Devamını Oku

  • EHADİD: (Bak: Ahadid) Devamını Oku

  • EHADİS-İ MEVZUA: (Bak: Hadis-i Mevzu’) Devamını Oku

  • EHADİS-İ MERFUA: (Bak: Hadis-i Mürsel) Devamını Oku

  • EHADİS-İ KUDSİYE: (Bak: Hadis-i Kudsî) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar