DUN-HİMMET Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DUN-HİMMET kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DUN-HİMMET: Gayretsizlik, himmetsizlik. (Bak: Himmet.)

Sponsorlu Bağlantılar

DUN-HİMMET ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ŞEDD-İ NİTAK-I HİMMET: Himmet kuşağını kuşanma. İşe ciddi, gayretle sarılma. Devamını Oku

  • ULÜVV-Ü HİMMET: Yüksek himmetlilik, gayret ve himmeti çok olmak. (Bak: Himmet) Devamını Oku

  • AB-YÂRÎ-İ HİMMET: Korumak için yapılan yardım, himmet yardımı. Devamını Oku

  • ÜMMET-İ KAİME: Hakşinas, doğru, doğrudan ve Allah için kalkan, müstakim ve âdil ümmet. Devamını Oku

  • EBRÂR-I ÜMMET: Ümmetin iyileri. Hayırlıları. Devamını Oku

  • BÜLEND-HİMMET: f. İyi çalışır. Devamını Oku

  • DİMMET: Deve ve koyun tersi. Devamını Oku

  • ÂLİ-HİMMET: Himmeti yüksek. Gayreti çok. Devamını Oku

  • İHTİLAF-I RE’Y-İ ÜMMET: Ümmetin re’y ayrılığı. Halkın fikirlerinin başka başka olması. Devamını Oku

  • HABR-ÜL ÜMMET: Ümmetin âlimi, meşhur âlim. Devamını Oku

  • BERÂET-İ ZİMMET: Zimmetinde birşey olmayış, suçsuzluk. Devamını Oku

  • CÜMMET: Suyun biriktiği yer. * Başta toplanan saç. * Omuzlara inen saç. Devamını Oku

  • KÜBERA-YI ÜMMET: Ümmetin uluları, büyükleri. Devamını Oku

  • FARÎZA-İ ZİMMET: Yapılması mutlaka boynumuza borç olan vazife. Devamını Oku

  • BÂLÂHİMMET: f. Himmeti fazla olan kimse. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar