DÜ’LUL Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DÜ’LUL kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DÜ'LUL: (C.: Dâlil) Belâ, zahmet, dâhiye.

Sponsorlu Bağlantılar

DÜ’LUL ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • BECREM: (C.: Becârim) Belâ ve zahmet, dâhiye. Devamını Oku

  • BAYİCE: (C.: Bevâyic) Belâ, mihnet, zahmet, âfet, dâhiye. Devamını Oku

  • BELGİN: Belâ, zahmet, dâhiye. Devamını Oku

  • DAMİK: (C.: Devâmik) Belâ, musibet, dâhiye. Meşakkat, zahmet. Devamını Oku

  • KERAHE: (Kerâhiye) Meşakkat, zahmet, şiddet. Devamını Oku

  • FAKIRA: Büyük musibet, zahmet, meşakkat. Dâhiye. Belleri kırıp parçalayan şiddet. Devamını Oku

  • DİBL: Belâ ve zahmet. Devamını Oku

  • İHTİYAR-I ZAHMET: Zahmet ve meşakkate katlanma. Devamını Oku

  • BELÂ-ENDER-BELÂ: f. Belâ üstüne belâ. Zahmet içinde zahmet. Devamını Oku

  • SAYADİD: Belâ. * Zahmet, meşakkat. Devamını Oku

  • DÜRHAMİN: Belâ. Zahmet, meşakkat. Devamını Oku

  • SANDİD: Bela. * Meşakkat, zahmet. * Şiddetli yağmur ve rüzgâr. Devamını Oku

  • MÜTESAİD: Yükselen, yukarı çıkan. * Ziyade olan. * Zahmet veren. Devamını Oku

  • ASİD: Başında bir zahmet olup boynunu döndüremeyen ve eğilemeyen, burnundan sümüğü akan deve. Devamını Oku

  • MÜDÎR: (Müdür) İdâre eden. Çeviren bakan. * İdareden anlayan. * İdare memuru. Bir dairede memurların başı. * Nâhiye merkezinin idare memuru. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar