DRAM Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DRAM kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DRAM: yun. Korkunç ve kanlı tiyatro piyesi. * Müthiş bir vakıa. Musibet, felâket. Heyecan uyandıran hâdise veya hareket.

Sponsorlu Bağlantılar

DRAM ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • HAİLE: Neticesi fâcialı tiyatro piyesi. Trajedi. (Bak: Dram) Devamını Oku

  • FACİ': (Fâcia) Büyük belâ. Musibet. Acıklı. Elem verici hâdise. (Dram) Devamını Oku

  • DRAMATİK: yun. Drama benzer. Heyecan verici, acıklı. * Temsil yapılmak üzere yazılan heyecan verici veya acıklı tiyatro eseri. Acıklı olanına Trajedi, gülünç olanına da Komedi denir. Devamını Oku

  • KOMEDİ: yun. Cemiyetin gülünç ve kusurlu hâllerini ortaya koyan tiyatro eseri. * Uydurma, yapmacık hareket veya söz. * Gülünecek hareketler. Devamını Oku

  • SERÜVEN: Başa gelen, heyecan verici hâdise. Sergüzeşt, macera. Devamını Oku

  • VÂKIA': Vuku bulmuş, olmuş, var olan mevcud bir hâdise. * Olan olmuş. * Rüya, düş. * şiddetli hâdise. * Meşakkat, musibet. * Kıyamet. * Cenk, savaş. Devamını Oku

  • VÂKIA': Vuku bulmuş, olmuş, var olan mevcud bir hâdise. * Olan olmuş. * Rüya, düş. * şiddetli hâdise. * Meşakkat, musibet. * Kıyamet. * Cenk, savaş. Devamını Oku

  • TİYATRO: yun. Dram, komedi ve sair piyeslerin temsil edildiği yer. * Sahneye konulan oyun ve bu gibi temsilleri oynama san’atı.(İşte dans ve tiyatro gibi o zamanın lehviyatları ve kebairleri ve bid’aları birer câzibedarlık ile pervane gibi nefisperestleri etrafında toplar, sersem eder. Ş.) (Bak: Roman) Devamını Oku

  • DAİRE: Resmi hükümet makamlarından her biri. * Yazıhane. * Büyük bir idare adamının makamı. * Ev veya apartman katı. * Bir manevi te’sirin hükmü geçtiği mahal. * Sınır içi. * Büro, büyük ev, konak. * Çember, düz yuvarlak şekil. * Mat: Merkezden aynı uzaklıktaki noktaların çevirdiği düzlük parçası. * Hezimet ve musibet. Beliye-i muhita. * Devamını Oku

  • HAVARIK: (Hârika. C.) Acib ve garip olan hâdise. İnsanda hayret ve hayranlık uyandıran şeyler. * Okun nişanı delerek öbür tarafından çıkıp gitmesi. Devamını Oku

  • AMEL-İ KALİL: Amel-i kesirden az olan hareket. Bir rek’atta bir uzuvla yapılan ve namazdan sayılmayan bir hareket veya ardı ardına yapılan üçten az hareket. Devamını Oku

  • TAHRİK: Kımıldatma. Kımıldatılma. Yerinden oynatma. Hareket ettirme. * Gr: Cezimli bir harfi harekeli okuma. * Yola çıkarma. * Azdırma, kışkırtma. * Uyandırma. Devamını Oku

  • CEREYÂN: Akma, akış, gidiş. Hareket. Akıntı. Gezme. Mürûr. Vuku, vâki olma. * Mc: Aynı fikir ve gaye etrafında toplananların meydana getirdikleri faaliyet ve hareket. Bu hareket; dinî, fikrî veya siyasî hareketler gibi birbirlerinden farklı sahalarda olabilir. Devamını Oku

  • TRAJEDİ: yun. Fâcia. Mevzuunu efsanelerden veya tarihî hâdiselerden alan, seyirciler üzerinde merhamet veya dehşet hissi uyandıran sahne eseri. Devamını Oku

  • YEMİN-İ LÂĞV: Alışkanlıkla veya dil sürçmesiyle veya sehven yapılan yemindir (ki; şer’an kefâret lâzım gelmez). Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar