DİZÇEK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

DİZÇEK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DİZÇEK: Dizleri muhafaza etmek için muharebelerde kullanılan bir nevi zırh.

DİZÇEK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • PALAMAR: Büyük gemileri karaya bağlamak yahut demir gomneye bedel lengere rabtetmek için kullanılan halat. * Büyük halat. (O.T.D.S.) * Vaktiyle muharebelerde silâh olarak kullanılan ve yük kaldırmak için kullanılan sırıklar. (Sanat Ansiklopedisi) Devamını Oku

  • İSTİHFAZ: Hıfzetmek. Korumak. Muhafaza etmek. Bir şeyin muhafaza olunmasını birisinden rica etmek. Devamını Oku

  • İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK: Mc: “Pek süslü” yerine kullanılır bir tabirdir. Osmanlı altını iki dirhem bir çekirdek ağırlığında olduğu için bu tâbir meydana gelmiştir. Devamını Oku

  • DİMİŞKÎ: Şam şehriyle alâkalı. Şam’a ait ve müteallik. * Şam’da yapılan ve güzel san’atlarda kullanılan bir nevi kâğıt. Devamını Oku

  • HIRZ: Melce’. Sığınılacak yer. * Tılsım. Cenab-ı Hakk’ın muhafaza etmesine dair yazılı duâ. * Fık: Bir malın âdet üzere muhafazasına mahsus yer. * Muhafaza etmek. Devamını Oku

  • ZEVK: Lezzet alma, hoşa gitme, tatma. * Hoş, hoşa giden. Mânevi haz. * Boş vakit geçirmek. Eğlenmek. * Alay etmek. Güzeli çirkinden ayırma kabiliyeti.(Hayatın zevkini ve lezzetini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz… S.) Devamını Oku

  • BEÇEK: f. Bir nevi kesici alet. * Küçük silah. Devamını Oku

  • KALEM: (C.: Aklâm) Kamış. Yazı için ucu inceltilen bir nevi ince ve sert kamış. * Yazı yazmak için kullanılan her türlü âlet. * İfâde. Üslub. * Mâden, taş ve tahta üzerinde oymak için ucu sivri çelik âlet. * İnce boya, fırçası. * Yazı enva’ı. * Resim. Nakış. * Resmi dâirelerde kâtiplerin çalıştıkları oda. * Ağacı Devamını Oku

  • ÇEKİ: Odun gibi ağır cisimleri tartmada kullanılan 250 kiloluk ağırlık ölçüsü. Devamını Oku

  • ÇEKİDE: f. Gürz ve topuz gibi eski zamanlarda kullanılan savaş âletleri. * Damlamış. Devamını Oku

  • HALİD BİN VELİD: Câhiliye devrinde Kureyş eşrafındandı. Hudeybiye muahedesinden so a Müslüman oldu. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, kendisine Seyfullah namını vermiştir. Çok kahraman bir gazi idi. Suriye, Filistin, Şam gibi yerler onun himmeti ile feth olunmuştur. 18 Hadis-i şerif nakletmiştir.Hicri 21 senesinde Suriye’de dar-ı bekaya göçerken: “Bunca muharebelerde bulunup bu kadar yaralar almış olduğum halde, Devamını Oku

  • FETH: Açma, başlama. * Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. * Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak. Bu iki suretle olur. Biri, basâr ile idrâk olunur. Gam ve kederi gidermek gibi. İkinci de: İki nevi olup birincisi; dünya işlerinde olur. Sürur vermekle gamı izâle etmek, bir değerli şey vermekle fakirliği kaldırmak gibi. Devamını Oku

  • FETH: Açma, başlama. * Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. * Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak. Bu iki suretle olur. Biri, basâr ile idrâk olunur. Gam ve kederi gidermek gibi. İkinci de: İki nevi olup birincisi; dünya işlerinde olur. Sürur vermekle gamı izâle etmek, bir değerli şey vermekle fakirliği kaldırmak gibi. Devamını Oku

  • ÂDİL: (Âdile) Adâlet eden. Allah’ın emirlerini noksansız tatbik eden. Doğru. Doğruluk gösteren. Adâlet sahibi. (Bak: Adâlet)(Meselâ bir hükümdâr-ı âdil, ihkak-ı hak için mazlumların hakkını zâlimlerden almakla ve fakirleri kavilerin şerrinden muhafaza etmekle ve herkese müstahak olduğu hakkı vermekle lezzet alması, iftihar etmesi, memnun olması; hükümdarlığın ve adaletin bir kaide-i esasiyesi olduğundan elbette Hâkim-i Hakim, Adl-i Devamını Oku

  • CÜLHUB: Dizleri büyük olan kadın. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar