DİV-BEÇE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

DİV-BEÇE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DİV-BEÇE: f. Deve yavrusu.

DİV-BEÇE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • KİŞAF (KÜŞÂF): Bir kaç yıl üstüne yük vurulmayan deve yavrusu. * Dişi deve hâmile iken erkek devenin ona cimâ etmesi. Devamını Oku

  • KÜRÜK: f. Deve yavrusu. Devamını Oku

  • RUBH: Deve yavrusu. * Bir kuşun adı. * İç yağı. Devamını Oku

  • AİZ: Yeni doğmuş deve yavrusu. Devamını Oku

  • CEBCEB: Çok hasta deve yavrusu. Devamını Oku

  • RAL: (C.: Rilâl-Ri’lân-Er’ül- Reele) Deve kuşunun yavrusu. Devamını Oku

  • HEBUL: Yavrusu kalmayan deve. Devamını Oku

  • KIRMİL: (C.: Karâmil) Azgın devenin yavrusu. * İki hörgüçlü deve. Devamını Oku

  • LÂKIH: (C: Levâkıh) Ağaca su yürüten rüzgâr. * Yağmur yağdıran rüzgâr. * Karnında yavrusu olan hamile deve. Devamını Oku

  • HEYSEM: Toy kuşunun yavrusu. * Tavşancıl yavrusu. * Akbaba yavrusu. * Kurt eniği. Devamını Oku

  • HULUC: Ayrılmak. * Çekilmek. * Yavrusu ayrıldığında sütü az olan deve. Devamını Oku

  • HAFFANE: (C.: Haffân) Deve kuşu yavrusu. * Hizmet. * Maiyyet. Devamını Oku

  • DUHRUCE: (C.: Dehâric) Yellengen böceğinin yuvarladığı ters. * Deve kuşunun yavrusu. Devamını Oku

  • KABA’SER: (C.: Kabâis) Büyük, kuvvetli, sağlam. Zayıf deve yavrusu. * Deniz canavarlarından bir canavar. Devamını Oku

  • CÜVAR: (Civâr) Yakınlık. Komşuluk. * Himâyet, korumak. * Riâyet. * Süt emen deve yavrusu. * Karga sesi. * Öküz avazı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar