DİME Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DİME kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DİME: (C.: Diyem) Gündüz veya gecenin üçte biri miktarı ile tam gün kadar sürebilen, gürleme ve yıldırımı, olmayan yağmur.

Sponsorlu Bağlantılar

DİME ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • İ’TİDAL: Bir şeyde veya halde ifrat veya tefrite düşmemek. Vasat derece olmak. * Yumuşaklık. Uygunluk. * Gündüz ve gecenin birbirine denk, eşit olması. * Miktar ve keyfiyyet hususunda iki hâlet arasında mutavassıt olmak. Devamını Oku

  • ŞİRZİME: Küçük, ehemmiyetsiz cemaat. Bir miktar insan grubu. Devamını Oku

  • DİYET-İ KÂMİLE: Huk: Öldürülen şahsın nefsine bedel olarak, câniden veya ailesinden alınan tam diyet olup, miktarı öldürülen kişiye göre değişir. Devamını Oku

  • MEŞRUA: Şeriatın kabul ettiği hâl. Yapılması serbest olup, haram olmayan. Allah’ın (C.C.) kanununda müsaade edilen. Şeriatça yapılması günah olmayan. Devamını Oku

  • MEŞÎD: Harçla yapılmış sağlam bina. Sıvanmış bina. Devamını Oku

  • MEŞ’ALE-İ DİL: Gönül meş’alesi. Devamını Oku

  • MEŞ’ALE-İ DİL: Gönül meş’alesi. Devamını Oku

  • MEŞAHİD: Meşhedler. Şehidlikler. * İnsanların toplanacağı yerler. Devamını Oku

  • MEŞMEŞİYE: Tas: Âlem-i gaybdan veya âlem-i misalden bir âlem. Bazı evliyanın keşfen müşahede ettikleri bir yer. (Bak: Meşhudât) Devamını Oku

  • MÜDÜN-İ CESİME: Büyük şehirler. Devamını Oku

  • MÜDÜN-İ CESİME: Büyük şehirler. Devamını Oku

  • MEŞAGİL-İ DÜNYEVİYE: Dünyâ meşgaleleri. Devamını Oku

  • KERİME: Kız evlâd. * Kendine ikram edilmiş kimse. Şerefli. * Güzide, seçkin, kıymetli şey. * Vücudun kıymettar yerlerinden her biri. Devamını Oku

  • DİL-İ ŞEB: Gecenin ortası, gece yarısı. Devamını Oku

  • DİL-İ ŞEB: Gecenin ortası, gece yarısı. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar