DİMA’ Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DİMA’ kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DİMA': Göz yaşı akan yerlerin izi.

Sponsorlu Bağlantılar

DİMA’ ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • ZEMİM: Burun suyu, sümük. * Koç ve teke zekerinden akan bevl. * Koyun emziğinden akan süt. Devamını Oku

  • SEYYAL(E): Akıcı şey, su gibi sıvı olup akan. Çokça akan su. * Yer değiştiren her şey. Devamını Oku

  • CERAHAT: Yaradan akan irin. Yaralı vücudda toplanan kandaki küreyvât-ı beyzâdan (ak yuvarlardan) mürekkeb kan. Yaradan akan beyaz akıcı cisim. Devamını Oku

  • İCARE-İ AKAR: Ev, dükkân, arsa gibi yerlerin kirası. Devamını Oku

  • DÜF’A: (C.: Difâ) Çok çabuk akan su. Devamını Oku

  • DÜF’A: (C.: Difâ) Çok çabuk akan su. Devamını Oku

  • SADİD: Tıb: Yaradan akan sarı su. İrin. Devamını Oku

  • SEGAR: (C.: Süğür) Ön dişler. * Ağız. (Dar geçit ağızlarına ve diğer yerlerin boş olan korku yerlerine de denir.) * Yaş hıyar. Devamını Oku

  • MÜZENNİD: Çakmakla ateş çakan. Devamını Oku

  • NA’L: Nal. Ayağa giyilen tahta ayakkabı veya hayvanların ayağına çakılan demir. * Oturulacak yerlerin en aşağısı. Devamını Oku

  • HANDEK: Kale ve tarla gibi yerlerin etrafına kazılan geniş ve derin çukur. Hendek. Devamını Oku

  • DÜDEN: Coğ: Yerin altında akan suların oyup meydana getirdiği derin kuyu. Devamını Oku

  • ASİD: Başında bir zahmet olup boynunu döndüremeyen ve eğilemeyen, burnundan sümüğü akan deve. Devamını Oku

  • SADR: Her şeyin evveli ve başlangıcının en iyisi. * Kalb, göğüs, ön. * Meclisin önü ve en muteber yeri. Reisin oturduğu yer. * Rücu. * Bir aruz kalıbı. * Baş, reis, başkan. * Oturulacak yerlerin en iyisi. Devamını Oku

  • RİZAN: f. Akan, dökülen. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar