DENAET-KÂRÂNE Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

DENAET-KÂRÂNE kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DENAET-KÂRÂNE: f. Alçakçasına, alçakça.

Sponsorlu Bağlantılar

DENAET-KÂRÂNE ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • DENAET: Alçaklık, çok fena hareket. Zillet, kötü mizac. * Asılsızlık, aslı olmamak. Devamını Oku

  • LEAMET: Alçaklık, âdilik, zillet, denaet, aşağılık. Devamını Oku

  • HAŞR U NEŞR: Toplanıp dağılmak, yayılmak. Devamını Oku

  • MÜRÜVVETKÂRÂNE: f. Yiğitçesine. Mertçesine. * Mürüvvetlicesine. Devamını Oku

  • RİYAKÂRÂNE: f. İkiyüzlülükle. Riyakârlıkla. Devamını Oku

  • NEŞRÎ: Neşir ile alâkalı. Devamını Oku

  • ŞAİRÂNE: f. şairce. şaire benzer surette konuşmakla. Mevzuu şiir sayılabilecek kadar hoş, lâtif olan şey. Devamını Oku

  • MUHTEBİRÂNE: f. Yoklar ve denercesine. Tecrübe eder tarzda. Devamını Oku

  • ŞUURDÂRÂNE: f. Haberli ve iyice tanıyarak. Kendinden haberi olarak. Bilerek, bilir gibi.(Hayat olmazsa vücud vücud değildir; ademden farkı olmaz. Hayat, ruhun ziyasıdır. Şuur, hayatın nurudur. Madem ki hayat ve şuur bu kadar ehemmiyetlidirler. Ve madem şu âlemde bilmüşahede bir intizam-ı kâmil-i ekmel vardır. Ve şu kâinatta bir itkan-ı muhkem, bir insicâm-ı ahkem görünüyor. Madem şu Devamını Oku

  • İNAYETKÂRÂNE: f. İnayet edene yakışır surette. Yardım ve iyilikte bulunan kimseye yakışacak şekilde. Devamını Oku

  • İNAYETKÂRÂNE: f. İnayet edene yakışır surette. Yardım ve iyilikte bulunan kimseye yakışacak şekilde. Devamını Oku

  • NEŞVEDÂR: f. Keyifli, neşeli. Devamını Oku

  • MUHTEKİRÂNE: f. Vurgunculukla, ihtikârcılıkla. Devamını Oku

  • MASLAHATKÂRÂNE: f. Maslahata, işe ve maksada uygun surette. Devamını Oku

  • ESİRÂNE: f. Esirce, kölece. Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar