DEK Osmanlıca ne demek?

Sponsorlu Bağlantılar

Sponsorlu Bağlantılar

DEK kelimesinin Osmanlıca anlamı nedir?

DEK: t. Edat olup zaman ve mekân için kullanılır. "Hatta, tâ, kadar" mânalarına gelir. Meselâ: Akşama dek çalıştım.

DEK ile alakalı bazı sözcükler ve Osmanlıca anlamı

  • TÂ HAŞRE DEK: Haşre kadar. Devamını Oku

  • DEKİK: Tam bir yıl. Devamını Oku

  • BÜDBÜDEK: f. İbibik kuşu, çavuş kuşu, hüdhüd. Devamını Oku

  • ÇUN: f. (Tâlil edatı) Ne zaman ki, çünkü, şu sebepten ki, gibi, şâyet, zirâ, nasıl, niçin, çerâ.. den beri mânalarına gelir. Devamını Oku

  • HATTA: Harf-i atıftır, gaye bildirir. Ve (fazla olarak, kadar, bile, dahi, hem de…) mânalarına gelir. Devamını Oku

  • ŞEVKETLÛ: Tar: Padişahlar hakkında kullanılmış bir tâbir olup, azamet ve heybet sahibi mânalarına gelir. Devamını Oku

  • META: Ne vakit? Ne zaman? mânasında olup, mutlak ve mübhem vakit edatıdır. Bazan “Min” harfi-i cerri yerinde ve suâl için de kullanılır. Devamını Oku

  • İND: Arapçada zaman veya mekân ismi yerine kullanılır. Hissî ve manevî mekân. Maddî ve manevî huzura delâlet eder. Nezd, huzur, yan, vakt, taraf gibi mânâlara gelir. Gayr-ı mütemekkindir. Yani harekeleri değişmez. İzafete göre zamanı ifade eder (Min) harf-i cerriyle birleşebilir. Bazan da zarf olmaz. Bazan kalb ve ma’kul irade olunur. Yani, bazan huzur-u kalbîye delâlet Devamını Oku

  • KEŞENDE: f. “Çeken, çekici” mânalarına gelir ve birleşik kelimeler yapmakta kullanılır. Meselâ: (Mihnet-keşende: Mihnet çeken.) * Dayanan, tahammül eden, mütehammil. Devamını Oku

  • BÎN: f. Kelime sonuna ilâve ile “gören, görücü” mânalarına gelir. Meselâ: Devamını Oku

  • KIS: “Kıyas et, buna benzet, bununla ölç!” mânalarına gelir ve bazı tâbirlerde geçer. Meselâ: (Ve kıs ala hâzâ: Bunun üzerine kıyas et.) Devamını Oku

  • LÂZIM-I BEYYİN: Bu tabirin masdariyet şekli “Lüzum-u beyyin” olup ikisi aynı mânaya gelir. Herhangi bir şey hatıra gelince hiç bir delil ve emareye ihtiyaç olmadan o şeyle beraber düşünülmesi zaruri olan diğer bir şey. Meselâ: İnsan denildiği zaman, kabiliyet-i ilim ve san’at akla gelmesi gibi… Devamını Oku

  • LÂZIM-I BEYYİN: Bu tabirin masdariyet şekli “Lüzum-u beyyin” olup ikisi aynı mânaya gelir. Herhangi bir şey hatıra gelince hiç bir delil ve emareye ihtiyaç olmadan o şeyle beraber düşünülmesi zaruri olan diğer bir şey. Meselâ: İnsan denildiği zaman, kabiliyet-i ilim ve san’at akla gelmesi gibi… Devamını Oku

  • ÂNE: f. Kelime sonuna getirilerek zarfiyet ifâdesi için kullanılan nisbet edatıdır. Meselâ: Mütefekkirâne (: Mütefekkire yakışır halde) kelimesinde olduğu gibi. Devamını Oku

  • İLL: Keskinlik veya parlaklık mânasından alınmış olup; feryat, yemin, ahid ve karâbet mânalarına gelir. İbrânice “il”, ilâh demek olduğu da söylenmiştir. (E.T.) Devamını Oku

Sponsorlu Bağlantılar